| Sonuclar : kirintilari |
| Konu / Yazar | Tags |
| Lee Vincant Gusdi - Bir Yalanın Kırıntıları - permar
| kirintilari,
yalanin,
gusdi,
vincant,
|
Yalan sözler kurutmuş benliğimi,
Çabalamanın anlamsızlığı ise tepemde bekliyor.
Eski sevgililer, unutulmaya mahkum,
Bense hiç hatırlanmamışım.
Değer verdiğini sandıklarım,
Yıkmışlar hayallerimi sessiz kalmanın esintisiyle.
Sen de terketmişsin beni sonunda...
Sen yoksun ya, konuşmak anlamsız.
Sen yokken yaşamaksa bilinmezlik benim için.
Dönmek için ikna olmayacağını biliyorum.
Ben de ısrar etmem zaten, tutmam kolundan gidenlerin.
Gurur değil, belki korku içimi kemiren,
Seni kazanmak için savaşmaktan alıkoyan beni...
Yaralanırsam,
Benim için gelmeyeceğini bildiğimden belki...
Dön demeyeceğim sana
Dönsende kırılmaz ki bu buzlar.
Beni sevmeye de zorlayamam seni,
Sevgin zaten tükenmiş...
Tek umudum dürüstlükse,
Kaybolmuş zavallı anılarında
En acısı da,
Birşey yapamadan seyretmek, ...
|
| M.Nihat Malkoç - Zaman Kırıntıları - neval
| kirintilari,
zaman,
malkoc,
mnihat,
|
Zaman Kırıntıları
İçime çöken yalnızlık melâli
Rûhumdaki karanlığı besteler
Zihnim eşeler durur muammaları
Yorulan,terk eden,geri kalanlarla
Biz ki engelli maratonun yorgun yarışçıları
Henüz ömrün taze baharında,mecâlsiz
Sonbaharda sararıp kopan yaprak misali
Kemirir ömrümü zaman kırıntıları
İsli geceler içime işler
Dolu dolu ağlamak isterim,kalbim buruk
Serde erkeklik var ağlayamam
Garibim gurbetin köhne hücrelerinde
Odama akseder ayın ilk ışıkları
Dostu,ahbabı görürüm pembe rüyalarda
Ebedî yaşamak isterim o mesut dakikaları
Gün doğar,bozar hayalimi zaman kırıntıları!...
M.NIHAT MALKOC
|
| Her Yüzde Biraz Ben Kırıntıları Kalmış Olabilir - cici_angel
| olabilir,
kalmis,
kirintilari,
biraz,
yuzde,
|
Ellerde gözlerimi aramışsın,
Belki bulmuşsundurda
Her yüzde biraz ben kırıntılarını aramışsın
İnsan insana benzer demişler
Belki bulmuşsundurda
Seni Seviyorum ları tırmalayan ellerimi arama sakın!
Aramaa
Bulamazsın!
cici_angel
|
| Mehmet Selçuk Aldemir - Yalnızlığın Kırıntıları - violet
| kirintilari,
yalnizligin,
aldemir,
selcuk,
mehmet,
|
sormayın kim olduğunu
o işte
adını sunarsam kulaklarınıza
dilim tutuşur
hektar hektar yanarım
bir aysberge çarparım
dağılır bin parça olurum
o işte direnişimin yılgınlığı
dişleriyle geveleyip ismimi cismimi
tükürdü aynadaki aksine
berteraf edip suretimi
yıktı kapıları üstüme
bu kaçıncı siyanür şisesi bitirdiğim
kaçıncı ben doğmayacak kızımın
babasını yitirdiğm
bu kaçıncı sitem
kaçıncı kahır
bu kaçıncı ajitasyon
bu kaçoncı kurşun
kaçıncı kalibre
bu kaçıncı balistik raporu
bu kaçıncı faili meçhul infilakım
o işte
analiz edemediğim neşter ısırığı kalbimde
özlemindeki vebanın anti virüsü
dudağıyla dili arasında ki
yoğun trafik hattında gizli
o zamana sığmayan ışık hızında
onsuzluk kaplumbağa sürecinde
agresif yönüme zincirleri perçinlemek sebep olsa gerek ...
|
| Aşk Kırıntıları - fatma
| kirintilari,
|
Geride kalmıştı yaşanan ne varsa. Artık her şey geçmişin
raflarına kaldırılıp, tozlanacaklardı orda belki. Elde kalanlar, anılardı sadece.
Yaklaştırsana yavaş yavaş kendini bana..
Al içine tekrar, derinine sakla,
Kat kasırgana...
Yalan söyleme,
Bak gözlerime, bitmiş olamaz..
Yokla ceplerimi,
Aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz...
Bu kadar çabuk mu bitecekti herşey? Bu kadar çabuk mu tüketilecekti? Aşk yalan mıydı? Sevda
bir hikayemiydi sonu belirsiz? Bir zamanlar ruhunu yakarcasına ısıtan neydi o zaman? Cevapsız
sorular doluşuyor bir bir aklımın içinde..
Öylesine zor ki iki yabancı gibi aynı sıradanlık çemberinde dönüp durmak, değmeden
birbirine. Görmeden birbirini, görsen de dokunamadan, dokunsan da hissedemeden. Yanıbaşımdayken
hissetmek yokluğunu. En ağır şey bu olsa gerek. Artık ne yüzüm, o eski yüz, ne yüreğim o...
|
| Musa Öz- Şiir Kırıntıları - musaoz
| kirintilari,
siir,
musa,
|
I
Dereler denize akar, gökyüzü dağlara
II
Bir anne gördüm yan avluda
Daha küçücük
Çocuğundan bile küçük
III
Savaş gemisi çekilse kenara
Deniz
Koşup gelecek güle oynaya
IV
Sokaklar büyütüyor çocukları
Denizler, masallar
Akşamüstleri yorulunca
V
İnciri dalını eğip de, üzümü salkımıyla
Entarisiyle güzeli
VI
Uzak bir yolcu düşürüp unutmuş
Güz meyvelerini
MUSA OZ
Şair adı düzenlendi.Nevesta.
|
| Edgar Allan Poe - Liman Kırıntıları - tutaste_
| kirintilari,
liman,
allan,
edgar,
|
Bahamalı martılar beni çağırdı
bir ikinci bahar gecesi.
Yalan söyledim
yırtık blucinli tayfalara
Seni sevmediğimi söyledim.
Oysa rıhtımlar
en şarkılı dalgalarla yıkanıyordu
Midye kabuklarında sakladım gözyaşlarımı;
Hastaydım
kırık kötümser bir öksürük yapışmıştı boğazıma
Seni unutmak gerekiyordu...
Bahamalı martılar beni çağırdı
bir ikinci bahar gecesi.
İskele fenerlerinin altında oturup
seni bekledim sevgilim
Ellerim ıslaktı, gözlerim ıslaktı.
Gelip caydırabilirdin beni gitmekten
Oturup sigara içer, anlaşabilirdik...
Sana tapacağım yalan değildi
benim olursan
Seni seviyordum, seni istiyordum...
Bahamalı martılar beni çağırdı
bir ikinci bahar gecesi.
Filler gibi içtim liman meyhanelerinde;
seni unutmak için içtim...
Senin sokağında geceler yıldızsızdı
senin sokağında gece yağmur yağıyordu ...
|
| Bir İç Dökümanının Kırıntıları - fatma
| kirintilari,
dokumaninin,
|
Kaybedilmiş öznesiyle zifiri gecelerden mor sabahlara gözlerim
açıyor ve evet belki gün doğuyor ama ışığı göremeyecek kadar yorgun gecelere alışmış
gözlerim...
Bir yanım matem siyahları içinde karalar bağlamış, bir yanım ışığa aç zifiri karanlık
zindanlarda esir kalmış.. Şimdi bu kentte mor sabahlar doğsa da, yüreğim bir damla ışığa
yüzlerce yıllık mahkumiyetlerinde aç kalmış olsa da ne çare..
Açamıyorum ki ne gün görmemiş yüreğimi, ne de ışığı bilmeyen gözlerimi
güneşlere...
Ve o hümanist yapımla en acımasız kavgalarım yine kendimle...
Hoş gerçi yüreğimde daha bir kör, içimde daha büyük bir zifiri karanlık
görmek istemediğim, kabullenmediğim şeylere karşı düşürmeden gardımı;
arıyorum bir parça aydınlığı
el yordamıyla....
Ve sana şuan tüm iyiser yanımla saf, katıksız sevgi sözcükleri yazamıyorum,...
|
| Altay Çapan - Düş Kırıntıları - hayal_t
| kirintilari,
capan,
altay,
|
Düş Kırıntıları
Savruldum,gecenin bir yarısıyla
Lime şiir kırıntıları,diğer yarısı
Yalnızlığın kestiği.
Gözyaşı rıhtımında
Usulca eskiyen
Çamura demirlemiş
Kısık sesli sevdanı
Hüzünle iliklerdim de yakama
Sırtımda sırça yeleğiyle gecenin
Düş toplardı gün döküntüsünden
İçimin gri çocuğu
Beyaz ve siyah arasında.
Ama senin aşk dediğin
Alışkanlık saklıyor kınında
ALTAY CAPAN
|
| Beklerken Savrulan Zaman Kırıntıları - filizmm
| kirintilari,
zaman,
savrulan,
beklerken,
|
Beklerken Savrulan Zaman Kırıntıları
Her gece seni bekliyorum. Beklediğim zamanlar büyüyor, kocaman fikirler yumağı oluyor. Gelip
tam göğsümün ortasında duruyor. Beklemek ağır işçiliktir. Kim ki bekler, ölümden daha zor
bir sona doğru yürüyor sanır kendini.
Beklerken Savrulan Zaman Kırıntıları
Akrep ve yelkovanın seninle inatlaştığını hissedersin beklerken. Düşman olursun güne,
geceye. Ben ne zaman seni beklesem bu şehirde; nefretim artar. Şiddetli kalp çarpıntılarından
yığılıp kalmamak için, tutulurum her ayağa kalktığımda. Beklemek, bir ömrü rendelemek
demektir. Sevgini sınarsın her geçen dakikayla birlikte. Cinnete çeyrek kala yakalarsın ruhunu,
beklemek, hiçbir okulun veremediği büyük bir tekamüldür insana.
Seni beklerken, midem acır, büzülür hatta. Gözyaşlarımdan daha hızlı akar içime hasretim.
Kendimi oyalamak için ne varsa saldırırım. Bir kitap açarım, özellikle en heyecanlı yerinde...
|