| Sonuclar : hakan |
| Konu / Yazar | Tags |
| Hakan Aydın - Güneşim - Casperr_
| gunesim,
aydin,
hakan,
|
GÜNEŞİM
Tut ellerimden yoksa düşüyorum
Sensizim yine üşüyorum
Yoruldum anlam vermekte herşeye
Artık gözlerinde aşkı göremiyorum
İstesende senden geçemiyorum
Zapt edilmiş bir kaleyim düşüyorum
Acı çeksemde hala inancım var sevgiye
Sevmesende seni tanrımdan diliyorum
Acılarım yaşatmaz beni biliyorum
Hayatımı yıkıp yeniden kuruyorum
Dünyada bir güneş olsanda
Nedense ben o güneşi hiç göremiyorum
HAKAN AYDIN
|
| Hakan İlhan Kurt - Öyle Bakıp Da Durma Gülizâr Gitmeliyim - mikroppp
| gitmeliyim,
gulizâr,
durma,
bakip,
oyle,
kurt,
ilhan,
hakan,
|
bir ömür gömdük o üç budu serâp ellere biz;
işledik çöllere, bülbül ve gül efsâneleri.
tilkiler, diktiğimiz bağlara sahip çıktı;
kargalar topladı hep döktüğümüz taneleri. Faruk Nafiz Çamlıbel - Yassıada
...gitmeliyim.
öyle bakıp da durma gülizâr gitmeliyim
yolum yivli kayalık ve uçurum çeperi
kızılcık dallarında süreğenleşmiş mevsim
solmuş gözbebekleri rengârenk çiçeklerin
en mâsun sûretimle çiy düşerken seferî
iç çekişlerim kalır koynunda derin derin
seyrim bıçak sırtıdır uğrağım taşlık kepez
geç kalırım gitmezsem devrin hoyratlığına
ve kaya mezarlarım daha fazla beklemez
aman vermez mahfuza horasan harcında kil
gün hüznünü sağarken tılsım yüklü yığına
ben çığlıklar sağarım kapında çipil çipil
öyle bakıp da durma gülizâr gitmeliyim ...
|
| Hakan İlhan Kurt - Vâveyla Ey Gülizâr Böyle Dingin Değildim - mikroppp
| degildim,
dingin,
boyle,
gulizâr,
vâveyla,
kurt,
ilhan,
hakan,
|
simsiyâh sayfada bembeyaz bir yazıyla;
''havalar o kadar bozdu ki çok üşüyorum
her zaman her yerde ülkümle örtüşüyorum
ben senin yusufun olmuşum aşkla bilece
her yazıtta seni okuyorum hece hece
ey yiğit yüreğimin en mukâddes cevşeni
yılanlı kuyulardan artık çek çıkar beni!''......B. Karakoç
...vâveyla gülizâr!
duy ki şehr-i şeydânın sakladığı emanet
ve gönderilmişlerin göz kamaştıran şevki
iflâhımın kaynağı nurun değilse şâyet
yazdığım her şiire mısra mısra yağan kim
kimdendir necâtımın toprağı sarsan zevki
vâveyla ey gülizâr böyle dingin değildim
kuşluk vaktinde gelir en sâhih en makbûl düş
bana gelen hep sensin sabahın kanadında
bilsen ki bu düşünüş bu doğuş bu görünüş
gökkuşağı tarayan aşk harmanı bir resim
gülüşün ki rengârenk umut saklar yarında ...
|
| Hakan İlhan Kurt - Sana Mısralarımla Dokunacağım Ey Yâr - mikroppp
| yâr,
dokunacagim,
misralarimla,
sana,
kurt,
ilhan,
hakan,
|
Rabbimiz! bize peygamberlerine vaad ettiğini ver, kıyamet günü bizi rezil etme. Muhakkak sen
verdiğin sözden dönmezsin. Sûre-î Âl-i İmrân, 194üncü ayet
Çağıranın görülmemiş bir şeye çağırdığı gün, sen de onlardan yüz çevir.
Sûre-î Kamer, 6ıncı ayet
sana mısralarımla dokunacağım ey yâr
en soğuk gecelerde sessizce yalınayak
mihmanın olacağım ve üşüyen umutlar
dudağımda titrerken ben sana bakacağım
ve seni izlemenin hazzıyla ıslak ıslak
yak dediğin her şeyi sorgusuz yakacağım
ben sana mısra mısra dokunacağım ey yâr
en güzel musikiler derleyeceğim dünden
düşlerine kandiller asacağım her bahar
nisan yağmuru gibi yüzüne konacağım
ve seni koklamanın heyecanıyla ergen
duygularımı bir bir ruhuna sunacağım
sana mısralarımla dokunacağım ey yâr
hani eski aşkların umurumda da değil ...
|
| Hakan İlhan Kurt - Şehrin Siyah Düşleri - mikroppp
| dusleri,
siyah,
sehrin,
kurt,
ilhan,
hakan,
|
Tîne ve Zeytuna, Sina Dağına; Ve bu güvenli beldeye andolsun ki, Biz insanı en güzel
biçimde yarattık. Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına attık. Ancak iman edip iyi
işler yapanlar başka; onlar için kesintisiz bir ecir vardır. O halde sana dini ne yalanlatır?
Allah, hâkimlerin hâkimi değil mi? Sûre-î Tîn
şehrin siyah düşleri ve bembeyaz gülüşün
ah gülizâr gül kadar gülşen değildir vakit
bir yarasa misâli tutar yakamdan tütün
sarı safran bir ceset özlem yükü peşimde
ah gülizâr gül kadar siyah düşlere şahit
okuduğum her mısra titrer ahmet haşim de
perdesiz pencereler ve hayâlin sımsıcak
ah gülizâr takâtsiz dokunduğum her resim
biliyorum birazdan öfkeler kuşanacak
terki düşman başına rayihâlar ve hatta
en asûde hâliyle sarındığım bu iklim
ne yaş çamlar devirir sâkit arif nihat ta
...
|
| Hakan İlhan Kurt - Uzat Saçını Çocuk - mikroppp
| cocuk,
sacini,
uzat,
kurt,
ilhan,
hakan,
|
Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gizliliklerini bilir. Allah yaptıklarınızı görendir.
Sûre-î Hucurât, 18inci Ayet
çocuk uzat saçını o simsiyah dalından
bir devri faziletin hazzı yükselir ancak
babilin o büyülü asmalarından kalan
muzâhir bakışından saçılır râyihalar
ihtimâl ki geceye inim inim yağarak
rehin seslenişlerin hicrânını kucaklar
uzat saçını çocuk uzat ki boncuk boncuk
natürel nağmelerdir yazdıklarına mehaz
ılık izdüşümü aşk derin mi derin soluk
ve bir de çırılçıplak sefih sesli bu sanat
kuşatır çepeçevre dört yanını bembeyaz
bembeyaz doruğunda mutena bir saltanat
çocuk saçını uzat sonra tutan da olmaz
maruf kelimeleri cebinde boğum boğum
ve çırpınır her hece inler mısrada infaz
her sabahın öncesi tutuşur cümle ervâh
güne ruh yarısından ilişir ki bir yudum ...
|
| Hakan İlhan Kurt - Uzan Vakte Sar Beni, Sakla Beni Dilgûşâ - mikroppp
| dilgûsâ,
beni,
sakla,
vakte,
uzan,
kurt,
ilhan,
hakan,
|
Bâde bâde içimlik, ne türküler okunur;
Sen doğunca Dilgûşa, âlem düşer telâşa...
Zûl yüzüme seherde, nefeslerin dokunur.
Bâd-ı sabâ târ û mar, haramîler temâşa;
Uzan vakte sar beni, sakla beni Dilgûşâ!
Lime lime gam olur, tütün derde sinince
Ar kuytusu emanet, omuzlara binince...
Ay aydınlık nuruna, bir de perde inince
Hangi güneş ayıktır, gece hükmü berdûşa;
Uzan vakte sar beni, sakla beni Dilgûşâ!
Bulutlaşır hasletler, hüzünlenen mühürden
Erir ruhum saldığın, gül kurusu sihirden...
Tufan olup giderken, sen bu yaban şehirden
Vahşi sesler tutuşur, sokak sokak kargaşa;
Uzan vakte sar beni, sakla beni Dilgûşâ!
Maruf inler beyhude, yâda salar rengini
Titrer volkan dudaklar, gülrîz ağar engini...
Vurgun ardı metânet, kasırgalar dingini
...
|
| Hakan İlhan Kurt - Üç Gül Teleği Ölüm Ve Bir Doğum Günüdür - mikroppp
| gunudur,
dogum,
olum,
telegi,
kurt,
ilhan,
hakan,
|
kıpkırmızı sayfada bembeyaz bir yazıyla;
yaşıtlarım ve çağdaşlarım,
beni bin yıllık geçmiş zaman kipinde yaşıyor bilecek
ne gam!
mahşerde dahi adım gülizâr ile zikredilecek!
üç gül teleği ölüm ve bir doğum günüdür
vediâlar uzanır maziye sersem sersem
aşikâr ismimle saf en deli hâlimle hür
umut dudaklarındır bâki hazzın yudumu
ey benim tutanaksız ve şartsız mübâdelem
bıraktım gözlerine haz doruğu ruhumu
çay karası bir vezin değildir bu diriliş
değildir kurşun dilli öfkeler günâhında
vuslat köşkünde sonsuz o soluk alış veriş
devinir hâlâ inan her hâli ile yalın
hani ağsam diyorum yine bir sabahına
o masun duruşunla bir daha yanar mısın
vecit düşler tutsağı koynumda aşk velfecir
en derin kuyulara düşen gölgem ki yetim
çehrem ayakaltıdır vakit boynumda zincir
...
|
| Hakan Meşe - Gülümse - hakanmese
| gulumse,
mese,
hakan,
|
GÜLÜMSE
Tükenme zamanı gelmişse bu umudun
Başındaysan uzun, karanlık bir yolun
Anıları silinmişse yapmacık, uydurma çocukluğun
Hadi Gülümse...
Görülmüşken tükenen umudun
Hayallerin bir bir sönerken bu sonsuzda
Galip çıkarsın elbet yolun sonunda
Alışırım diyorsan çocuksu zaferlere
Hadi Gülümse...
Vazgeçtiğin gül kurusu gece hayallerine
Sıkıcı gecelerde yüreğine boşalan isyanların
Aç bir kurt gibi el atarken gençliğine
Sessizce, çaresizce can çekişirken sevdaların
Hadi Gülümse...
Kapında pusuda beklerken yalnızlığın
Siktir çekmişken geleceğine ceylan bakışlın
Ve süzülürken dudağına kristal göz yaşların
Hala onu görüyorsan sönmemişse aşkın
Hadi GÜLÜMSE...
Son anında hasretken sana belalın.
HAKAN MESE...
|
| Hakan Kartal - Tünel ve Cenaze - hayal_t
| cenaze,
tunel,
kartal,
hakan,
|
/...oysa suçludur sokaklar
sımsıkı kış ayazlarını saklarken koynumda zehirli rüzgar,
uyuyan şehrin kanlı parmağı sırtındadır şüphesiz.
gitmek belki böyle zamanlardan çiçek aşırmak topraktan, kim bilir? .../
Suçludur
görünmez cinayetten üç adım uzak olmak
ve insan olmaktan suç üstü kan yıkılır gözlerine
soyunur çehresi günün, kelepçelenir asfaltlar
Yangından kuş sürüleri doğar bir batında
terli sabahlara ıslak kırıntılarını dökerken gece
yanaşılmaz kaldırımlara
kimsesizdir böyle zamanlarda taş cenazeleri gölgelerin
Büyümüş, yüz sürmüştür yaşamın en beyazına
dalgalara kilitlenmiş kasvetli notalar akar şarkılara
duymaz kimse anam babam
Her köşebaşında içilir suç
her sonbahara küfreder sarhoş dudak
iskeleleri taşlar yosunlar
gemiler dövüşür tuallerde
...
|