merso bildirdi: "Çocuklar boşanma ile ilgili duygularını kimseye açmasalar da, bir çocuk, anne babasının ayrılmasından kendisinin suçlu olduğuna inanabilir. Bu düşüncelerde çocukları yoğun bir duygusal baskı altına sokar. Bu dönemde çocuklar yaşadıklarına bir anlam verebilmek için hayallerine ve masallardaki büyülü olaylara sığınabilirler.
| Doğadaki olayların merkezinin kendileri olduklarına inandıkları için ebeveynin gidişinden kendisinin suçu olduğunu düşünürler. Hayallerinde, anne babanın hiç ayrılmadığını kurar, reddedilme ve kaybetme duyguları ile başa çıkabilmek için türlü şeyler uydururlar. Anne ve babanın boşanmasının üzerinden yıllar geçse de, hatta onlar ikinci kez evlenmiş olsalar bile bir çok çocuk hala onları bir araya getirme hayalleri kurar.
A- Ayrılığın Kısa Dönemdeki (Akut) Etkiler: Okul öncesi çocukların bilişsel, gelişimsel sınırlılıkları ve duygusal gelişim eksikliği sebebiyle, boşanmaya tepkileri abartılı olabilir. Bu belirtiler bu yaş çocuklarının olaylara kafasında kurduğu hayal ile gerçeği ayırt etmede güçlükleri, bakım ve korunma için anne-babaya muhtaç ve bağımlı oluşlarının farkında oluşlarıyla ilişkilidir. Ebeveyn ile çocuğun ilişkisinin kalitesi, boşanmayı takiben ilk yılda küçük çocuğun bu durumla başa çıkabilmesinin en önemli belirleyicisidir..
1-Davranışsal Tepkiler: Okul öncesi çocukların çoğu, anne ve babasının ayrılmasına ve boşanmasına, gelişimlerinde tamamladıkları bir aşamaya geri dönerek tepki gösterir. Bu davranışlar parmak emme, yatağı ıslatma, tutturmalar, anne ve babaya vurma, anne babaya aşırı düşkünlük gösterme ve eskiden sevilen bir oyuncuğa yada nesneye tekrar bağlanmaktır. Bu kısa vadede (bir kaç ay) normal sayılabilir.
2-Duygusal Tepkiler: 2.5-6 yaş arasındaki küçük çocuklar duygusal tepkilerini başlıca; korku, anksiyete ve üzüntü, anne veya babadan ayrılmaya aşırı duyarlılık, ebeveyne yapışkanlık (yetişkinin eteklerinin dibinden ayrılmama), artmış öfke, korku, uyku problemleri, otoerotik aktiviteler (mastürbasyon) şeklinde gösterebilir.
B-Uzun Dönemdeki Etkiler:
Ayrılık sonrasında çocuklar genelde anne ile kalmaktadır. Bu nedenle araştırmalar daha çok baba yokluğu yaşayan erkek çocuklar üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu çocukların okul başarılarını araştıran çalışmalarda 5 yaş öncesi ebeveyn boşanması yaşayan çocukların diğer çocuklara göre daha sık okul başarısızlığı yaşadığı saptanmıştır. Babalar evden ayrıldıkları zaman çocuklarını hem karşılarında görebilecekleri güçlü erkek modelinden mahrum etmiş olurlar. Dahası erkek çocuklar sorumluluk, başarı, diğer insanlarla geçinmek, karşı cinsle ilişki kurmak ve saldırgan huylarını kontrol etmek gibi konularda uygun erkek davranışlarını öğrenmek için belki de hayatlarının en güvenilir öğretmenini kaybetmiş olurlar. Babasız evlerde büyüyen erkek çocukların daha az rekabetçi, sporla daha az ilgili, başkalarına bağımlı ve daha saldırgan oldukları araştırmalarda saptanmıştır. Okulda da başarısız olmaları ve otoriteye başkaldırmaları olasıdır.
Uzm. Dr. Başaran Sezer | "
|
|