merso bildirdi: "Ayrılık ve boşanma, ailedeki herkes üzerinde travmatik bir etkiye neden olur. Ama ebeveynler genelde kendi duygusal ve ekonomik sorunlarına öyle gömülmüştür ki olup bitenlerin çocuk üzerindeki etkisini fark edemezler.
| Çocukların yanında normal davranmaya, evlilik ile ilgili tartışma ve düzenlemelerini onlardan uzak tutmaya çalışan ebeveynin bu çabaları işe yaramaz. Çocuklar bazen olup bitenleri tam olarak anlamasalar bile bazı şeylerin kötüye gittiğini hissetmede oldukça duyarlıdır. Kavganın bol olduğu ailelerde çocuklar farkında olmadan anne babalarının ruhsal durumlarını okumayı öğrenirler. Ancak olay patladığı zaman, ki bu çoğu kez anne ya da babanın evden ayrılması ile olur, bu durum çocuk için gerçekten sarsıcı olur. Eğer çocuk anne ve babasının kavgalarından uzak tutulmuşsa daha da büyük bir şok yaşar. İstismar eden biri bile olsa, bir ebeveynden ayrı olmak çocukları dehşete düşürür. Çocuğun aileyi terk etmiş olan ebeveyni özlemesi doğaldır. Ebeveynin ayrılmış olması çocukların o ebeveyne bağlılık duygularını yok etmez.
Boşanmadan sonra olanlar çoğunlukla ayrılığın kendisinden daha kötüdür. Anne babanın arasında kalan çocuğa, her iki ebeveyn de çocuklarına onu nasıl sevdiğini ama öteki tarafın aslında ne de korkunç olduğunu anlatmakta ısrar etmektedir.
Boşanmadan zarar gören çocuklar üzerinde yapılan incelemeler bu durumun ortaya çıkmasında etkili olan üç faktör saymıştır:
1-Ayrılık esnasında ebeveynlerin kötü iletişimi,
2-Ayrıldıktan sonra çocuğun her iki ebeveynle de iyi ilişkiler kuramaması,
3-Velayet ve boşanma sonrası diğer ebeveyni ziyaret düzenlemelerinde ileri derecede mutsuzluk, arada kalma ve huzursuzluk.
Araştırmaların çoğu, çocukların hayata uyumunun, boşanma öncesi değil, boşanma sonrasındaki iletişim ve her iki ebeveyn ile olan ilişkilerine bağlı olduğunu, mutlu ve en iyi uyum sağlamış çocukların birlikte olmadığı diğer ebeveyni ile sık, devamlı ve esnek ziyaret ilişkiler gösterenler olduğunu saptamıştır.
Bazı çalışmalar, boşanma sırasında çocuğun yaşının, çocuğun psikolojik ve sosyal uyumuna etki eden önemli bir faktör olduğunu saptamıştır. Her çocuğun gelişim hızı aynı olmasa da, aynı yaş grubundaki çocuklar benzer özellikler taşır. Ailenin dağılması, aynı yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da birçok değişik duygusal tepkiye yol açar. Çocuklar bu duyguları ilerideki yaşamlarının çeşitli aşamalarında tekrar tekrar yaşayabilirler. İçinde bulundukları yaşa göre bazı duygular öne çıkar, bazı duygular ise geri planda kalıp ileriki yaşlarda tekrar yoğunluk kazanır.
Uzm. Dr. Başaran Sezer | "
|
|