Üye İşlemleri

  • Misafir Ziyaretçi

 Üye ol(ücretsizdir!)
 Giriş:
Nickname

Şifre

[ Şifremi unuttum? ]

  • Üyelik:
  •Toplam:50,681    

  • Şu An Bağlı:
  • Üye:10    
  • Ziyaretçi:137    
  • Toplam:147 



 Yazılar: Can Dündar - Çıplak Gösteren Gözlük

Yazılarnefretimsin_benim bildirdi: "
Karşınızdakileri çıplak görmek istemez misi­niz? Bu hayalinizi bir gözlük satın alarak ger­çekleştirmeniz mümkün!...
UDP adlı bir şirket, büyük boy gazete ilanlarıyla vermiş bu müjdeyi... İlana bakı­lırsa bir miktar para­ya kıyıp, bu özel göz­lükten satın alırsanız, insanları giyinikken çıplak görme şansına kavuşuyormuşsunuz. Kıyafeti delip geçe­cek gözleriniz,
insan teninin en mahrem ayrıntılarıyla buluşturacakmış sizi... Hayatı bütün çıplaklığıyla görebilecekmişsiniz.



Ne hoş bir hayal!..



Hürriyet'te Erkan Çelebi'nin İstanbul Ti­caret Odası'nın bir araştırmasına atfen yazdı­ğına bakılırsa, bu "tatlı hayal", bir hayli müş­teri toplamış. Firmanın ilanı gazetelerde ya­yınlandıktan sonra gözlerine bir bayram ya­şatmak isteyenler kapıya yığılmışlar ve "çıp­lak gösteren gözlük" tam 125 bin adet satmış.

Ticaret Odası, bu ilginç sonuca dikkat çe­kerken daha da ilginç bir ayrıntı veriyor:

Bu 125 bin kişi içinden sadece 16'sı gözlü­ğü iade etmiş...

Peki ya kalan 124 bin 984 kişi..?

Bence onlar açısından üç olasılık var:

Birinci olasılık: Gözlük gerçekten karşısına geçeni çıplak gösteriyor. Bu şansa ulaşan onbinlerce yurttaşımız şu anda ülkemiz sokak­larını bir çıplaklar kampı gezer gibi arşınlı­yorlar. Sadece 16 kişi, "bakmayı bilemediğin­den, görmeyi beceremedi" ve gözlükleri iade etti.



İkinci olasılık: Gözlükler, maalesef isteni­leni göstermiyor. Ancak gözlük teslimatını beklerken "çıplakları röntgenleyerek keyif yapma" fikrine kendini iyiden iyiye alıştıran müşteriler, düş güçlerini devreye sokup, kut­sal bir itaatle gözlüğün yeteneğine inanmaya devam ediyorlar.



Üçüncü olasılık: Müşteriler, gözlüğü gözle­rine takıp, en alımlı komşularının yanına koş­tukları anda bir kazık yediklerini anladılar, ama "saf adam" diye damgalanmamak için ses etmediler. Şimdi evde, duvara çarpılmış gözlüğün çatlak camlarına bakıp bakıp öfke­leniyorlar.



* * *



Geçenlerde faksımın üzerinde bulduğum bir notla hatırladım, çıplak gösteren gözlük haberini... Sımsıcak satırlar vardı notta... "Ne olur" diyordu satırların yazarı; "...ne olur bi­raz da iç açıcı şeyler yazsanız... Güzel şeyler yaşamıyor musunuz hiç..? Sokağa çıkıp dola­şın. Sabah, köpeğini gezdiren kibarlara gü­lümseyin. Bir serseri ile aynı bankta oturup, kötü bir barda bira için... Bir bebeğin gülücü­ğünden tadlar çıkarın... Yağmurda caddele­rin parıltısıyla ıslanın. Sokaklarda kaybolun... Hayal kurun..."



Postadan, çıplak gösteren bir gözlük çıkmış gibi heyecanlandım... Taktım gözüme ve ya­şam, salkım salkım müjdeler yığıverdi önü­me...Ne can çekişen yağmur bulutları kaldı ne kederli martı çığlıkları, ne yorgun bir do­lunayın hicran şarkıları...



Hayallerini cebine doldurup şehri turalar­ken, ruhunu bir bayram yeri gibi rengarenk süslemesi ne güzel insanoğlunun... Ne güzel kahkahayı, bir rakı kadehine meze yapıp masmavi keyifler yudumlaması... Bir bebeğin agusundan, bir serseri sohbetinden, bir dost sesinden kendine unutulmuş tadlar ayıkla­ması... Biz bilmez miyiz geceleri bir sevdalı­nın saç diplerini koklayarak uyumanın, bir bahar sabahı ıslak saçlarını rüzgarda kurut­manın, bir havai fişek yıldızına tutunup yer­yüzüne süzülürken sevda şarkıları söyleme­nin tadını..?



O halde niye ille çıkarıp çıkarıp iade ediyo­ruz hayal gözlüklerini..? Niye yaşamın içinde­ki kıpır kıpır çıplaklığa göz dikmek varken, hayatı kuşatan eski püskü giysilere takılıp ka­lıyor gözbebeklerimiz..? Neden her ayrıntı­dan bir yaşam parıltısı seçip, yakamoz yaka­moz ısıtmıyoruz ruhumuzun derinliklerini..?



Niye kavuşmalardan çok ayrılıklar ilham veriyor bize... Sevdadan çok acının türküsü­nü söylüyoruz. Neden hüzne tutkunuz, kah­kahadan ziyade..?



Neden 16 kişi, gözlükler ardından gülüm­seyen onbinlere inat, "hayır bunlar yalan... Bizi kandırıyorlar" diye feryat figan bağırıp duruyoruz.



* * *



Çünkü paylaşılmayan kahkahalara aşina değiliz.

Başkalarının acısı canımızı acıtıyor.

Sahte gözlük dağıtan hayal tacirleri gülü­cüğümüzü donduruyor dudaklarımızda... Televizyon haberleriyle daralıyor yüreği­miz... "Dayan ülkem" demekten nefesimiz tükeniyor.

O yüzden yağmurlu caddelerin parıltısı gö­zerimizi ışıtsa da, dilimiz sellerin ağıdını yakı­yor.

Zindanı ve zulmü yenmenin ve kahkahala­rımızı üleşmenin hayalini kuruyoruz.

Kurduğumuz hayallerden yargılanıyoruz...

Çünkü gözlüksüz görüyoruz çıplağını in­sanların...

Giysilerimizden utanıyoruz...

CAN DUNDAR
"



Forumlarımızda daha fazla hikaye ,yazı okuyabilirsiniz...


En Son Eklenen 20 Başlık:
  Zeka, Beyin ve Gelecek
  Satanizm
  Çandırda Şah Sultan Hatun Türbesi veya Geçeğin Öteki Yüzü
  İki Şâir ve Bir Şehir: Nâbî'nin ve Fikret'in İstanbul'u
  Haldun Taner - Eczanenin Akşam Müşterileri
  Antonin Artaud - İntihar Üzerine
  Yılmaz Güney - Selimiye Mektupları
  Ludwig Van Beethoven - Giulietta Guicciardi'ye Mektupları
  Dr. Ali Şeriati - Özgürlük Kutlu Özgürlük
  Dr. Ali Şeriati - İnsanın Dört Zindanı
  Comte de Lautréamont - Maldoror'un Şarkıları'ndan
  Gündüz Vassaf - Kendimden Kendime
  Gündüz Vassaf - Cehenneme Övgü
  İsmet Özel - İşin Aslını Bilen Kim?
  Comte de Lautréamont - Maldoror'un Şarkıları
  Dücane Cündioğlu - Şöhret Halkın Zannıdır
  Mehmet Nuri Parmaksız - Şiirin Okulu Olur Mu?
  Mehmet Nuri Parmaksız - Şiir Nedir ?
  Mehmet Nuri Parmaksız - Hece mi, Aruz Mu, Serbest mi?
  Mehmet Nuri Parmaksız - Şiirimiz Nereye Gidiyor?
 

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa



Cep Melodileri - E-Kart - Gazete Oku - Turkey Travel - Bandırma Haberleri - Komik Resimler - Firma Rehberi
Sevginehri - Sayfa - Flash Games - İdealsohbet - Dudak Payı - Özlü Sözler - Ah kalbim - Gulsehri - Sizin Siteniz
 

Firma Rehberi      Benim Blog        

Copyright © Aralık 2002 Webmaster - Reklam - Tasarım: Grafdico.Com

XML NEWS  XML FORUMS


Website Statistics