Tarih: Pts Mar 03, 2008 1:12 pm Mesaj konusu: Üç Kişilik Çoğul Aşk
Güzeldim, güzeldin, güzeldi, güzeldiniz, güzeldiler… Eksik olan sadece birinci çoğul şahsımızdı. Başkaları ile çoğulduk, birbirimiz içinse tekil şahıslar. Bu yüzden güzel değil(dik). Ve sığamadık hiçbir hikayeye, çirkinliğimizi alacak kadar büyük bir hikaye yoktu.
Güzel(dik) olmak için yola iki kişi çıkılmalıymış, bir ayağından üçüncüye bağlıyken yol alınmazmış. Masallar anonimmiş, kişiler yazamazmış. Heyhat! İnanmışız, o kadar sahiciymiş ki gerçek sanmışız. Oysa ki bir masalın kahramanı bile olamayacak kadar yalanmışız.
Sen, ben, o. Sıfıra benzese de koca bir boşluk değildir “o”. Birden fazlası çoğuldur da, ikiden fazlası nedir? Üçlü çoğulluğu kabul eder mi aşk? Sen geldin, senden önceki “sen”, “o” oldu. Ve bu çarpma, çarpılma işleminde –ki belki bir tek matematiksel olarak benzer sıfıra- yuttu ikimizi de.
“Ben”in elleri inceymiş, parmakları uzun. “Sen”in ise ellerin kalın, parmakların kısa. Başta eller uyum sağlayamamış, “ben”in parmak uçları boşta kalmış, “sen”in ellerinin yanları açık kalmış. Ve yine araya hain “o” girmiş. Tek ortak yanınız olan parmak içlerinizdeki benleriniz bile, sizi bir hikayeye sığdırmaya yetmemiş.
Yapabilirdim, yapabilirdin, yapabilirdi, yapabilirdiniz, yapabilirlerdi… Yapabilir(miy)dik? Belki, ama yine araya “o” girdi ve kendine benzeyen bir halka ile hikayeleri sarmalayıp, birinci çoğul şahsı dışarıda bıraktı.
“Ben” ve “o” toplanmış, “ben” olmuş. “Sen” ve “o” toplanmış, “sen” olmuş. “Ben” ve “sen” toplanmak istemiş, araya “o” girmiş, çarpmış “biz”i, “o” olmuşuz. Ve sonunda “o”lar “ben”leri alıp gitmiş, geriye “sen”ler kalmış. Kimse bilememiş, hikayelere “o”larla çoğul girilirmiş…
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız