Kayıt: Oct 10, 2006 Mesajlar: 14041 Şehir: .............
Tarih: Çar Kas 14, 2007 12:51 am Mesaj konusu: Rusya Kehaneti
Kurtuluş Savaşı sırasında en büyük desteği Rusya'dan alan Mustafa Kemal,
savaş sonrasında ise ilişkilerini belli bir düzeyde sürdürüyordu. Çünkü
Lenin'den sonra iktidarı ele geçiren Stalin, Rusya'yı keyfi bir şekilde yönetiyordu...
Yıl: 1936...
Atatürk her zamanki gibi Çankaya'daki akşam yemeklerinde ülkenin
sorunlarını konuşurken, masadakiler sık sık Paşam, Ruslar şöyle ileri
adımlar atıyor, ekonomide, sanayide, askeri alanda şöyle başarılı
oluyorlar diye anlatıyorlardı.
Atatürk bunun üzerine yemeği bırakıp masanın üzerindeki içinde
meyvelerin bulunduğu tabağı alıyor ve yere alacakmış gibi yapıyor.
Masadakilere: "Eğer bunu yere bıraksam kaç parça olur?" diye soruyor.
"40 parça olurdu Paşam" diyorlar. "Hayır..." diyor Atatürk, soruyu yine
tekrar ediyor, aynı cevabı alıyor. Bunun üzerine: "Bilemediniz..." diyor.
Ve devam ediyor: "Biraz sabredin... Yurtta Sulh, Cihan'da sulha sarılın.
Çünkü 60 yıl sonra Rusya 60 parça olacak. Bu nesil Bolşevik İhtilali yaptı.
Kan kussa, kızılcık yedim der. Oğulları da babalarının istikametinde gider.
Ama ondan sonraki nesil Rusya'yı 60parçaya böler..."
Şimdi Atatürk'ün bu sözleri söylemiş olduğu 1936 yıllarını şöyle bir
hatırlayalım... Henüz daha II. Dünya Savaşı çıkmamış ve Rusya büyük
bir güç olmamışken, bu sözler söylenmiştir. Yani inanılacak gibi değil ama
1936'da 1990'ları anlatmıştır. Bunun tek bir izahı olabilir. Bu normal
şartlarda açıklanabilecek bir mesele değildir. Eğer Atatürk'ün geleceği
görebilen "Üstün Sezme Gücü" olmasaydı, böyle bir kehanetti
bulunabilmesi mümkün olamazdı...
Gerçekten de Rusya'daki parçalanma, Atatürk'ün söylemiş olduğu gibi
üçüncü nesilde meydana gelmiştir. Atatürk 1936 yılında Rusya'nın
parçalanacağını söylerken ayrıntılı açıklamalarda da bulunmuştur:
"Bu gün Sovyetler Birliği dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir.
Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat, yarın ne olacağını kimse bugünden
kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya Macaristan İmparatorluğu
gibi parçalanabilir, ufalanabilir. Bu gün Rusya'nın elinde sımsıkı tuttuğu
milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni dengeye ulaşabilir, işte o
zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir. Bizim, bu dostumuzun idaresinde
dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya
hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir.
Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi köprüleri
sağlam tutarak... Dil bir köprüdür. İnanç bir köprüdür. Tarih bir köprüdür.
Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihîmiz içinde bütünleşmeliyiz.
Onların bize yaklaşmasını bekleyemeyiz, bizim onlara yaklaşmamız gereklidir."
"Rusya bir gün dağılacaktır. O zaman Türkiye onlar için örnek bir ülke
olacaktır" diyen Atatürk kehanetlerine şöyle devam eder: "Türkiye 21.
Yüzyılı şekillendiren Avrasya için bir kilit ülke konumundadır. Onlar bizi
örnek alacaklardır. "
Atatürk'ün Türk Cumhuriyetleri için söylediği kehanetleri onaylayan Genel
Kurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir; 4 Mayıs 1998 tarihli Sabah
Gazetesi'nde "ATATÜRK GERÇEĞİ 65 YIL ÖNCE GÖRDÜ" başlığı ile
yayınlanan demecinde şunları söylemiştir:
"Yeni Atlantik Girişimi toplantısında konuşan Orgeneral Bir, Türkiye'nin dış
politika hedeflerini ve NATO genişlemesinin bölge dengeleri üzerindeki
etkisini anlattı. Türkiye'nin artan önemine dikkat çeken Bir, "Türkiye
21'inci yüzyılı şekillendiren Avrasya için bir kilit ülke konumundadır. İlginç
olan, Mustafa Kemal Atatürk'ün bu gerçeği 65 yıl önce görmesidir' dedi.
Orgeneral Çevik Bir, Atatürk'ün SSCB'nin günün birinde dağılacağına
ilişkin sözlerini de hatırlatarak, Türkiye'nin diğer Avrasya ülkeleri için iyi bir model olduğunu kaydetti."
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız