Tarih: Per Ağu 30, 2007 12:13 am Mesaj konusu: Aristoteles Evren Modeli
M.Ö. 4. yüzyılda Platon'un iki küreli evren modeli geçerli olan modeldi.
Bu modele göre evren iki küreden ibaretti. Birinci küre, merkezde bulunan
Dünyamız, diğeri ise yıldızların oluşturduğu dış küredir ve bir günde bir tam
tur dönmekteydi. Gezegenlerde bu iki küre arasında hareket ediyordu. Peki,
"Gezegenlerin tek düze ve ard arda hareketinin nedeni nedir?"
Soruya ilk cevap yine Platon'un öğrencilerinden Eudoxus'dan gelmiştir.
Euodxus'a göre evren ortak bir merkez üzerinde iç içe geçmiş farklı
eğimlerde dönme eksenleri olan kürelerden oluşuyordu. En içte hareketsiz
duran küre Dünyamız. İçten dışa doğru Ay, Merkür, Venüs, Güneş, Mars,
Jüpiter, Satürn'e ait küreler dizilmektedir. En dışta bir tam turunu bir günde
tamamlayan yıldızları içeren küre vardı. Ancak bu kürelerin sayısı, 56'ya
kadar çıkmalıydı ki gezegenlerin hareketine uygun bir model olsun, böylece
bunu fark eden Aristoteles ile birlikte 56 küreden oluşmuş bir evren modeli
elde edilmiş oldu.
Aristoteles sınıflandırmalar yaparken fizik ve metafizik
konular diye ayrım yapmıştır. Fizik konular somut nesnel olanın konusu,
metafizik ise "fizik ötesi" konular anlamına gelmektedir. Evren ile ilgili
modeli de metafizik konularla ilgili kitabında yer almaktadır. Bu kitapta,
Aristoteles Eudoxus'un fikrini değerlendirmeye alıp kendisine göre
uyarlamalar yapmıştır.
Aristoteles'e göre her bir kürenin hareketi bir dıştaki küre tarafından
yönetilmektedir. En dıştaki küre, yani yıldızları içeren küre ise kusursuz
hareket ettirici idi ve ilk hareket ettirici tanrı tarafından harekete
geçirilmişti. Çünkü ona göre her hareket eden şeyin bir hareket ettiricisi
olmalıydı.
Aristoteles evreni ikiye bölmüştü; Ay'ın üzerinde bulunduğu, Dünya'dan
sonraki ilk küreye kadar ki yerler su, hava, ateşi içeren fiziksel dünya,
ondan sonrası ise ruhsal alemlerdi. Aristoteles'in evreni sınırlı bir evrendi,
çünkü en dıştaki sabit yıldızlar küresi sınırsız büyüklükte olsaydı eğer sınırlı
sürede sınırsız yol kat etmek zorunda kalacaklardı, ayrıca sınırsız
büyüklükte bir küre olsaydı yıldızlar gökte bir doğru boyunca hareket
ediyormuş gibi görünmeliydi; oysa Aristoteles'e göre yıldızlar doğudan
batıya doğru çember çiziyordu. Bundan dolayı da doğrusal olan her
hareketin bir sonu olacağını, ama çembersel hareketin bir sonu olmasının
şart olmadığını, bu yüzden dairesel hareketin kusursuz hareket olduğunu
düşünmüştür.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız