Üye İşlemleri

  • Misafir Ziyaretçi

 Üye ol(ücretsizdir!)
 Giriş:
Nickname

Şifre

[ Şifremi unuttum? ]

  • Üyelik:
  •Toplam:52,448    

  • Şu An Bağlı:
  • Üye:6    
  • Ziyaretçi:354    
  • Toplam:360 



SEVDIMSENI.NET :: Başlığı Görüntüle - Aristo Sonrası Felsefe

Aristo Sonrası Felsefe

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Bilim ve Felsefe
« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
hayal_t
Moderator
Moderator


Kayıt: Oct 10, 2006
Mesajlar: 14741


MesajTarih: Sal Ağu 28, 2007 2:35 am    Mesaj konusu: Aristo Sonrası Felsefe Alıntıyla Cevap Gönder

Aristo'nun ölümünün hemen ardından felsefenin durumunu incelemeyi
yeniden sürdüreceğiz. Bilimlerin bir uzmanlık dalı biçimindeki gelişmesine
paralel olarak, bu dönemde felsefe, günümüzdeki felsefeden anladığımız
gerçek anlama sahiptir. Bu felsefe üç ana disiplinden oluşur: Mantık, fizik
(metafizik), ahlâk. "Mantık"; felsefî düşüncenin izlemesi gereken doğru
yolu gösteren bir disiplin, felsefeye bir giriş, bir başlangıç olarak
algılanıyordu.

Fizik (o zaman henüz metafizik kavramı yoktu) ise doğayı bütüncül olarak
kavrayan ve doğa içinde etkili olan güçleri irdeleyen disiplin olarak
düşünülmüştür. Bunun içindir ki Tanrıların var olup olmadığı konusu da
fiziğin konusu içinde sayılıyordu. Ahlâk ise, insan ile evren ilişkilerini
araştıran bir felsefe dalı olarak algılanıyordu.

Ahlâk, "insanın evrendeki konumu nedir? İnsan yaşamının anlamı nedir?
İnsan dünyaya hangi görevleri yapmak için gelmiştir?" gibi sorulara yanıt
arayacaktı. Ahlâk, o zamanki bir deyişle "en yüksek iyi"yi kendisine konu
yapacak, yani; "En yüksek iyi nasıl elde edilir?" sorusunun yanıtını
arayacak ve yavaş yavaş gelişerek, felsefenin temel disiplini olacaktı.


İnsanın yaşam karşısında ne gibi bir tutum alması gerektiği, ne gibi
görevlen olduğu konularını bilmek için felsefe ile uğraşılır olmuştu.
Böylelikle ahlâk, felsefenin "amacı" oldu, felsefe ahlâk ile olgunluğu
yakalayabildi. Fizik ise, felsefenin ana disiplini durumuna gelen ahlâka,
yalnızca temel olma görevini üstlendi. Çünkü, insanın evren karşısında
nasıl bir tutum içinde olacağını bilmek için, öncelikle evrenin yapısını
bilmek gerekir. Mantık ise, evreni bilmek için, ne gibi bir yolun izlenmesi
gerektiğini gösterecekti.

Ancak, asıl amacını ahlâkta bulan felsefe, zamanla, yavaş yavaş bir "din
görüşü" durumuna dönüşmüştür. Çünkü eski Yunan dini, Tanrıları,
mitologyası ve gelenekleri ile artık aydınları tatmin etmiyordu. İşte o
dönemin kültürlü insanları için gelenek ve dinin "bos bıraktığı" yeri felsefe
doldurmuştur. Bu gelişme, felsefenin birbirine karşıt birtakım okullara
ayrılmasına neden olmuştur.

Bu dönemin felsefesinin karakteristik yanı: Kafaları uğraştıran ahlâk
konularına özellikle "ölüm" konusu eklenmiştir. Eski Yunanlılar ölümü çok
doğal bir olay olarak algılar. Ancak bu sözünü ettiğimiz dönemde ölüm
artık doğal bir olay olmaktan çıkmış, bir "sorun" olmaya başlamıştır. Bu
nedenle; "Taşçım karşısında nasıl bir tutum almalıyız!" sorusu yanında bir
de "Ölüm karşısında nasıl bir tutum almalıyız?" sorusu ortaya atılmıştır.
Böylece zorunlu olarak, ölümü de içinde taşıyan hayat karşısında "en
uygun tutumun ne olacağı"^ bu dönem felsefe okullarını ilgilendiren
başlıca konulardan biri olmuştur.



alıntı

_________________
Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap


Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Bilim ve Felsefe Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevap Tarih
Yeni mesaj yok Bir Adım Sonrası Ayrılık...Bir Adım S... exixizim Aşka Dair Yazılar ve Aşk Mektupları 2 Cum Ekm 10, 2008 7:53 pm Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Cengiz Bektaş - Yağmur Sonrası fatma Şiirler 5 Per Eyl 04, 2008 9:53 pm Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Ahmet Ünal Çam - Bundan Sonrası Yalnı... ozanyazar Şiirler 2 Sal Tem 08, 2008 10:03 pm Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Ya Sonrası cancanax1 Aşka Dair Yazılar ve Aşk Mektupları 3 Çar Haz 25, 2008 11:12 am Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Öss Sonrası Diyalogları sevqisiz Geyik Yazılar 7 Sal Haz 24, 2008 11:05 am Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Felsefe Tarihinde Türkler fatma Bilim ve Felsefe 0 Cmt Haz 07, 2008 12:15 pm Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Ayrılık Sonrası diyemedim Geyik Yazılar 5 Cum May 23, 2008 11:08 pm Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Kasırga Sonrası.. fragile Etkileyici Resimler 3 Per May 22, 2008 4:28 pm Son gönderilen mesajlar



Cep Melodileri - E-Kart - Gazete Oku - Bandırma Haberleri - Komik Resimler - Firma Rehberi - Sevginehri
Sayfa - Flash Games - İdealsohbet - Dudak Payı - Özlü Sözler - Ah kalbim - Gulsehri - Sizin Siteniz
 

Firma Rehberi      Benim Blog        

Copyright © Aralık 2002 Webmaster - Reklam - Tasarım: Grafdico.Com

XML NEWS  XML FORUMS