Üye İşlemleri

  • Misafir Ziyaretçi

 Üye ol(ücretsizdir!)
 Giriş:
Nickname

Şifre

[ Şifremi unuttum? ]

  • Üyelik:
  •Toplam:50,852    

  • Şu An Bağlı:
  • Üye:9    
  • Ziyaretçi:176    
  • Toplam:185 



SEVDIMSENI.NET :: Başlığı Görüntüle - Şiir Bilgisi ve Şiir Türleri

Şiir Bilgisi ve Şiir Türleri

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Şiirler
« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
merso
Moderator
Moderator


Kayıt: Sep 14, 2005
Mesajlar: 11760
Şehir: istanbul

MesajTarih: Cmt Haz 16, 2007 2:57 am    Mesaj konusu: Şiir Bilgisi ve Şiir Türleri Alıntıyla Cevap Gönder

ŞİİR BİLGİSİ VE ŞİİR TÜRLERİ


Şiir, İlk insandan bu yana var olan ve kıyamete kadar da var olacak sanat dallarından biridir şiir. Geçmişten bugüne insanların tam bir tanım üzerinde anlaşamadığı, onu tarif etmeye ve belli bir kalıba sokmaya çalıştığı, bazı açıklamalarla şekillendirdiği ama söylenenlerle herkesi memnun edip tam bir metin üzerinde birleştiremediği bir muammadır şiir. Çoluk-çocuk, genç-yaşlı herkesin üzerinde bir görüşü olan ama belli ölçütlere sığmayan, insanı saran bir büyüleyicilikle kimilerine göre musikiye yaklaşan, kimilerine göre sadece manadan ibaret olan ama ne olursa olsun zevki, estetiği ve biçimiyle bizi her dem saran, hafızalarımızda (birkaç mısra bile olsa) yer eden, bir kelime oyunudur şiir.

LİRİK ŞİİR

İçten gelen heyecanları coşkulu bir dille anlatan duygusal şiir türüdür. Divan edebiyatında özellikle gazeller, murabbalar, şarkılar; halk edebiyatında koşmalar, semâiler bu türe örnektir. Yeni Türk edebiyatında ise türlü nazım şekillerinde yazılmıştır.

PASTORAL ŞİİR

Doğa güzelliklerini, orman, yayla, dağ, köy ve çoban hayatını ve bunlara karşı duyulan özlemleri anlatan şiir türüdür. "Pastoral" kelimesi "çobanlara ait" demektir. Batı edebiyatlarında doğrudan doğruya doğa manzaralarını canlı biçimde anlatan şiirlere idil, konuşma biçiminde yazılan pastoral şiirlere de eglog denir.

DİDAKTİK ŞİİR

Belli bir düşünceyi aşılamak ya da belli bir konuda öğüt, bilgi vermek, ahlâkî bir ders çıkarmak amacıyla öğretici nitelikte yazılan, duygu yönü zayıf şiir türüdür. Manzum hikâyeler ve fabllar bu türe girer.

EPİK ŞİİR

Konusu savaş, kahramanlık, yiğitlik ve yurt sevgisi olan ya da tarihî bir olayı coşkulu bir anlatımla işleyen uzunca şiirlere denir. Aynı anlamda destanî şiir, hamasî şiir ve kahramanlık şiir terimleri de kullanılır.

DRAMATİK ŞİİR

Hayatın trajik, komik, korkunç bir yanını göz önünde canlandırmak ya da tiyatroda oynanmak için yazılan şiir türüdür.

SATİRİK ŞİİR

Alay etmek, dalga geçmek veya güldürmek maksadıyla yazılan şiir türüdür.



MISRA (DİZE)

Ölçülü ve anlamlı, bir satırlık nazım birimidir.

BEYİT (İKİLİK)

Aynı ölçüde olan ve anlamca bir bütünlük oluşturan ve iki dizeden oluşan nazım birimidir.

ÖLÇÜ (VEZİN)

Şiirde dizelerin hece sayısına veya hecelerin ses değerine göre bir uyum içinde olmasıdır.

HECE ÖLÇÜSÜ:

Şiirde dizeleri oluşturan sözcüklerin hece sayılarının eşitliğine dayanan ölçüdür. Hece ölçüsüyle yazılmış dizeler okunurken belli yerlerde durulur.Durulan bu yerlere "durak" denir. Durak sözcüğün sonunda yer alır.

ARUZ ÖLÇÜSÜ:

Dizelerdeki hecelerin uzunluk ve kısalığına göre, açık ya da kapalı oluşuna göre düzenlenmesidir.Kısa heceler nokta(.) uzun heceler çizgi (-) ile gösterilir.

İmale: Aruz kalıbına uydurmak için kısa hecenin uzun sayılmasıdır.

Zihaf: Uzun heceleri kısa okumaktır.

SERBEST ÖLÇÜ:

Bu ölçüde hecelerin sayısı ya da uzunluğu kısalığı dikkate alınmaz.

REDİF

Mısra sonlarında yazılışları, okunuşları, anlamları ve görevleri aynı olan eklerin, kelime ve kelime gruplarının tekrar edilmesine "redif" denir.

*........uzakta
*........plakta

KAFİYE

Şiirde mısra sonlarındaki ses benzerliklerine denir. Kafiyeyi oluşturan eklerin ya da kelimelerin; yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları ve görevleri farklı olmalıdır.

*...........derinden.
*...........kederinden.

KAFİYE ÇEŞİTLERİ


YARIM KAFİYE:

Tek ses benzerliğine dayanan kafiyedir.

*............dizildi
*............yazıldı.

TAM KAFİYE:

İki ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür.

*.........karanlık
*.........artık

ZENGİN KAFİYE:

Üç ya da daha çok ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür.

*........... yolculuk
*...........soluk

CİNASLI KAFİYE:

Anlamları ayrı, fakat yazılış ve okunuşları aynı olan kelime ve kelime gruplarının mısra sonunda tekrarı ile oluşan kafiyedir.

*...........vakit çok geç
*...........nasıl geçersen geç.

KAFİYE ÖRGÜSÜ

DÜZ KAFİYE: "a a a b" ya da
"a a b b" olmalı.

ÇAPRAZ KAFİYE: "a b a b" olmalı.

SARMA KAFİYE: "a b b a" olmalı


Alıntı
_________________
Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap

Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap

_____________________________________
Ya ver bana mihnetimce tâkat, Ya tâkatım olduğunca mihnet...


En son merso tarafından Pzr Haz 17, 2007 2:31 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi.
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
af_yok
Moderator
Moderator


Kayıt: Feb 07, 2007
Mesajlar: 9637
Şehir: Yer6

MesajTarih: Cmt Haz 16, 2007 3:29 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Şiirde Kafiye Bilgisi

Kafiye:
Mısra sonlarında, farklı kelimelerdeki ses (harf) benzerliğine kafiye
denir. Kafiyenin oluşabilmesi için mısra sonundaki kelimelerde şu özellikleri
aramak gerekir.

a)Ses benzerliği olan kelimelerin farklı kelimeler olması gerekir.

b)Ses benzerliği olan kelimelerin yazımının aynı olması gerekir.


Altın da bir pula olur mu kabil
Ehli ile konuş olasın ehil
Cahille konuşma olursun cahil
Kişi ayarından düşer mi düşer

Yukarıdaki şiirde 'il' seslerinde kafiye vardır. Ses benzerliğindeki seslerde,
ses sayısının artmasına göre kafiye çeşitli kısımlara ayrılır;

Yarım Kafiye:Mısra sonlarında tek ses benzeşmesine dayanan kafiye
türüdür. Aslında, bu benzeşmenin sessiz harflerde olması gerekir. Halk
edebiyatında yarım kafiye çok kullanılmıştır.

Mehmed'im sevinin başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin eve dönsek de

Tam Kafiye:Mısra sonlarında iki sesin benzeşmesine dayanan kafiye
türüdür.

Nasihatim sana: Herzeyle iştigali bırak
Adamlığın yolu nerdense bul da girmeye bak

Zengin Kafiye:Mısra sonlarında üç ve daha fazla sesin benzeşmesiyle
meydana gelen kafiye çeşididir.

Her şey akar su, tarih, yıldız, insan ve fikir
Oluklar çift, birinden nur akar birinden kir

Not (1) : Kafiye olan sesli harflerin üzerinde uzatma işareti '^' varsa,
bu sesliler tek ses değil iki ses olarak kabul edilir ve buna göre de kafiye
türü değişir.
Mesela İstiklaâl Marşı'nın yedinci kıtasındaki

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şühedâ
Cânı cananı bütün varımı alsın da Hüdâ
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ

'da' seslerinde tam değil, zengin kafiye vardır.

Not (2) :Tunç kafiye olarak adlandırılan kafiye türünü bazı edebiyatçılar
kabul ederken, bazıları da kabul etmez. Bu sebeple Tunç kafiye
kimi kitaplarda anlatılırken kimi kitaplarda hiç değinilmez. Fakat çoğu
edebiyatçı bunu farklı bir kafiye türü olarak kabul etmez ve Zengin
kafiyeye dahil eder.
Farklı bir kafiye türü olmadığını kabul etmemekle birlikte
bu kafiyenin de tanımını bilmekte yarar var:


Tunç Kafiye:En az üç sesten oluşan bir ya da daha çok kelimenin
diğer mısraların içinde geçmesiyle oluşan kafiye türü olarak tanımlanır.
Mesela:

İnsan bu, su misali kıvrım kıvrım akar ya
Bir yanda akan benim öbür yanda sakarya

mısralarında bu özellik görülebilmekte ama zengin kafiyeden bir farkı
olmadığı açık..

Cinaslı Kafiye:Okunuşları ve yazlışları aynı ancak anlamları farklı
olan kelimelerle yapılan kafiye çeşididir. Tunç kafiye sesteş kelimelerle
yapılır.

Niçin kondun a bülbül
Dalımdaki asmaya
Ben yarimden vazgeçmem
Götürseler asmaya

Yukarıdaki şiirde, ikinci mısrada asma kelimesi 'üzüm veren bir bitki';
dördüncü mısrada ise 'öldürmek' anlamında kullanılmıştır.

Redif

Redifin tanımını yapmadan önce şunları bilmek gerekir:
* Redifler daima mısranın en sonunda bulunur, yani kafiyeden sonra gelir.
* Redifin olduğu her yerde mutlaka kafiye de vardır. Bu sebeple redifin
bulunduğunu gördüğünüz her yerde kafiyeyi de bulmaya çalışınız.

Redif: Mısra sonlarında, görevleri aynı olan eklerin, ya da anlamları aynı
olan kelimelerin tekrarlanmasına redif denir. Tanımdan da anlaşılacağı
üzere iki tür redif vardır:

a)Ek Halindeki Redifler:Eş görevli eklerin tekrarlanmasıyla oluşan
rediflerdir. Türkçe'deki yapım ve çekim eklerini kavramadan, ek
halindeki redifleri kavramanız mümkün olamayacaktır. Eğer bu
konularda bir eksiğiniz varsa, önce bunları tamamlamanız ve ondan
sonra ek halindeki redifleri kavramak için çaba sarf etmeniz gerekir.
Fakat, ek halindeki rediflerin çoğu, kelimeye bağlanan
ekler olduğundan bu konudaki genel kaide: 'Kelimenin köklerinde
kafiye, eklerinde ise redif vardır.' şeklindedir. Bu kural bilinerek
mısraya bakılırsa ek halindeki rediflerin yüzde doksanı mısrada
tahmin edilebilir. Ancak bu kaide her zaman geçerli olmadığından
yine de 'ekler' konusunda bilgi sahibi olunması konunun kavranması
açısından gereklidir.

Susuz değirmenlerin ne ile döner çarkı
Kerem etmeyen beyin fakirden nedir farkı

Yukarıdaki beyitte, 'ı' sesleri, ismin -i hali olduğundan yani, her ikisinin de
görevi aynı olduğundan rediftir. Kelimenin köklerinde ise 'ark' sesleri
benzeştiğinden bunlar da zengin kafiyeyi oluşturur.
Bu beyite pratik yoldan yaklaşırsak: Beyitin birinci mısrasında,
kafiyeye söz konusu olan kelimenin kökü 'çark', ikinci mısrada ise kelimenin
kökü 'fark'tır. Dolayısıyla, 'ı' seslerinin ek olduğu için redif olduğunu pratik
yönden söyleyebiliriz.
Kelimenin köklerinde kafiye bulunduğundan 'ark' seslerinde de
zengin kafiye vardır.
Fakat, bu pratik yol her zaman işlemeyebilir:

Kokuyor burnuma Sivr'alan köyü
Serindir dağları soğuktur suyu
Yâr mektup göndermiş yadigâr deyi
Gözünün yaşını sil deyi yazmış

Yukarıdaki dörtlükte, kelimelerin kökleri:
'köy', 'su', 'de' dir. Görüldüğü gibi kelimelerin köklerindeki sesler aynı
değildir. Acaba burada 'y' sesi kafiye olarak mı yoksa redif olarak mı
alınacaktır?
Oysa, çözüm çok basittir.'y' sesi birinci mısrada kelimenin köküne
dahil olurken, ikinci ve üçüncü mısralarda yardımcı ses (kaynaştırma ünsüzü) 'tir.
Yani 'y' seslerinin görevi farklıdır. Bu durum da kafiye tanımına uygun olduğundan
kafiye olarak kabul edilecektir.
Aynı durum İstiklal Marşı'nın üçüncü kıtasında görülmektedir:

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım,
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Yukarıdaki dörtlükte ise, kelimelerin kökleri:
'yaş', 'şaş', 'aş' ve 'taş' kelimeleridir. Burada da kelime köklerinden sonra
gelen 'a' sesleri kafiye olarak mı yoksa, redif olarak mı alınmalı sorusu akla
takılmaktadır. O halde, bu köklere eklenen 'a' sesinin görevinin ne olduğunu
incelemek gerekir:

İlk mısrada: yaş - a - r - ı - m
kök yapım eki geniş zaman yardımcı ses I. tekil
şahıs eki

İkinci mısrada: şaş - a - r - ı - m
kök yardımcı ses geniş zaman yardımcı ses I. tekil
şahıs eki

Üçüncü mısrada: aş - a - r - ı - m
kök yardımcı ses geniş zaman yardımcı ses I. tekil
şahıs eki

Dördüncü mısrada: taş - a - r - ı - m
kök yardımcı ses geniş zaman yardımcı ses I. tekil
şahıs eki


Yukarıda da görüldüğü gibi ilk mısradaki 'a' sesi ile diğer 'a' seslerinin görevleri
farklıdır. Bu özellik sebebiyle, 'a' seslerinin kafiye olarak alınması gerekir.


b)Kelime Halindeki Redifler:Aynı anlamdaki kelimelerin tekrarlanmasıyla
meydana gelen rediflerdir. Bu tür redifleri mısralarda görebilmek oldukça
kolaydır:

Doğru söylerim halk razı değil
Eğri söylerim Hak razı değil.

Yukarıdaki beyitte 'razı değil' kelimeleri redif, ondan önceki 'k' sesleri ise
yarım kafiyedir.


Bir başka örnek:
Zannetme ki şöyle böyle bir söz
Gel sen dahi söyle böyle bir söz

Yukarıdaki beyitte 'böyle bir söz' kelimeleri redif, ondan önceki 'öyle' sesleri ise
zengin kafiyedir..


Bir başka örnek:
Kimsesiz hiç kimse yok, var herkesin bir kimsesi
Kimsesiz kaldım meded, ey kimsesizler kimsesi

Yukarıdaki beyitte 'kimsesi' kelimeleri redif, ondan önceki 'r' sesleri ise
zengin kafiyedir..


Son olarak şuna da dikkati çekmek gerekiyor:
Kelime halinde bulunan redfilerden hemen önce, ek halinde redif de
bulunabilir. Böylece, ek halindeki redifle kelime halindeki redif arka arkaya
gelebilir:

Elimi beş yerinden, dağladı beş parmağın,
Bağrımda yanmadık bir yer bırakmadan git
Bir yarın göçtüğünü, çöktüğünü bir dağın
Görmemek istiyorsan, ardına bakmadan git!

İkinci ve dördüncü mısralarda hem ek halinde redif, hem de kelime halinde
redif bulunmaktadır. Yukarıdaki mısralarda 'madan' ekleri 'zarf-fiil'dir.



Alıntı


_________________
bazen;
yıldızları süpürürsün, farkında olmadan
güneş kucağındadır, bilemessin
bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür
ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın
koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın
uçar gider, koşşan da tutamazsın
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
nefret_var
yeni üye
yeni üye


Kayıt: Jul 20, 2007
Mesajlar: 139


MesajTarih: Pts Tem 23, 2007 10:10 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

paylaşımlarınız için tşkkürler Wink Wink
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
celibon
Moderator
Moderator


Kayıt: Jul 10, 2006
Mesajlar: 4907
Şehir: ...?...

MesajTarih: Cum Ağu 03, 2007 8:25 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

annem ve aytom bilgileriniz için teşekkürler Wink
_________________
Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
frknulutas
yeni üye
yeni üye


Kayıt: Dec 16, 2007
Mesajlar: 46
Şehir: kocaeli

MesajTarih: Per Arl 27, 2007 8:49 pm    Mesaj konusu: Re: Şiir Bilgisi ve Şiir Türleri Alıntıyla Cevap Gönder

teşekürler
_________________
şiirlerim nurcan için Smile
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
ebral_17
deneyimli
deneyimli


Kayıt: Mar 07, 2006
Mesajlar: 4697
Şehir: kayıplar şehrinden

MesajTarih: Cum Arl 28, 2007 9:38 am    Mesaj konusu: Re: Şiir Bilgisi ve Şiir Türleri Alıntıyla Cevap Gönder

tekrardan ayzılı olarak gormek guzeldı walla 5 6 senden berı bunları gormuyorum Wink
_________________
Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap




Senzizlik Diye Bir Şey yok Sen Hep Benimlesin Adının Olmadıgı Bır Sabahım Yok Çünkü Her An NEFESİMDESİN

EBRL__YGT
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
merso
Moderator
Moderator


Kayıt: Sep 14, 2005
Mesajlar: 11760
Şehir: istanbul

MesajTarih: Sal Şub 12, 2008 2:39 am    Mesaj konusu: Re: Şiir Bilgisi ve Şiir Türleri Alıntıyla Cevap Gönder

Eskiye Tepki: Garip Şiir Akımı



Yalnız eski şiire değil, Nazım Hikmet şiirine de tepki olan Garip akımı üç ozanın adına bağlanır: Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat, Melih Cevdet Anday. Üç arkadaş Varlık dergisinde ölçüsüz, uyaksız, şairanelikten uzak yeni bir şiir akımı başlatır (1936), bu yoldaki şiirlerini Garip adlı bir kitapta toplarlar (1911). Garipçiler adıyla anılmalarının nedeni de budur. Yeni akımı özellikle Nurullah Ataç destekler. arip devinimi birçok genç izleyici bulduğu gibi, dönemin ünlü ozanlarını da etkiler. Orhan Veli’nin yazdığı “Garip” önsözü bir bakıma bu yeni şiir deviniminin bildirisidir. Ama üç ozanın birlikteliği uzun sürmez. Kitabın ikinci basımı yalnız Orhan Veli’nin şiirleriyle yayımlanır (1945). Ayrıca Orhan Veli, kitabına “Garip İçin” başlıklı ikinci bir önsöz eklemek gereğini duyar. Nitekim Garip devinimi sonraları, gerek bu nedenle, ama asıl Melih Cevdet ve Oktay Rifat’ı şiiri ayrı bir çizgide sürdürmeleri sonucu Orhan veli’nin adına bağlanmıştır.

Garipçilerin dayandıkları ilkeler kısaca şöyle özetlenebilir: “Konuşma dilinin doğallığı içinde şiirsel deyişleri bulmak, gündelik yaşamın sorunlarına ve küçük adamlara eğilmek, söylev havasından kurtulmak, süslerle söz oyunlarından yardım beklememek, ölçü-uyak-biçim tutsaklığında nazım kolaylığına düşmemek, dünya görüşlerine bağlı kalarak yaşamak ve özgürce yazmak.” (Rauf Mutluay).

Ama Orhan Veli’nin kendisi de kitabının ikinci basımında sanat anlayışını gözden geçirmek gereğini duyacaktır. Özellikle şiirsel gelenek, biçim konularında daha esnek bir tutuma girmiştir. Nitekim ikinci kitabı Vazgeçemediğim’den (1945) başlayarak şiirini değiştirdiği görülür. “Kimi şiirlerde akıl çizgisinden duygu çizgisine kayılır, mizah ve şaşırtma bırakılır, yer yer uyağa ve sıfata başvurulur, sözcük tekrarlarından, müzikten yararlanılır. Hepsinden önemlisi, halk şiirinin dil ve deyişine özenilir” (Asım Bezirci). En ilginç gelişme ise özdedir: Toplumcu şiire yaklaşır Orhan Veli de.

Garip devinimi, gerek ilk yıllarında, gerekse sonraları, değişik sanat anlayışlarına bağlı olanlarca değişik biçimlerde değerlendirilmiştir. Geleneğe bağlı olanlar, Orhan Veli ve arkadaşlarını şiiri ayağa düşürmekle suçlarken; toplumcular, Garipçileri, toplumcu şiiri engelleyen, yozlaştırmayı amaçlayan ve küçük burjuva duyarlığını geliştirmeye çalışan bir devinimin başlatıcısı olarak gördüler. Yazın tarihçileri ise, Garip devinimini genellikle yeni şiirin başlangıcı saydılar.

Bugün de bu tutumların pek değiştiği söylenemez. Ama nesnel bir değerlendirmeyle, Garip deviniminin Türk şiirinin gelişim sürecinde önemlice bir yeri olduğunu söylemek gerekmektedir. Doğrudur; toplumcu şiirin yasaklanmaya çalışıldığı, toplumcu ozanların kovuşturulduğu ve Nazım Hikmet’in susturulduğu bir dönemde Garip’in yeşermesi rastlantı sayılamaz. Orhan Veli ve arkadaşlarının “serbest nazım” anlayışıyla şiirler yazmaları, bu alanda en çok Nurullah Ataç’tan destek görmeleri sanatın siyasal dışı tutulması eğiliminin iktidarca da desteklenmesi sonucudur. Ama bu, konunun olumsuz görünen bir yüzüdür. Öteki yüzde ise, Türk şiirinin yeni biçim ve söyleyiş olanaklarıyla zenginleştirilmesi, sokaktaki insanın duyarlığına açılması, gündelikleştirilmesi vardır. Garip’in Birinci Yeni olarak adlandırılmasıdır. Türk şiirinin Tanzimat döneminde başlayan yenileşme sürecinde, Garip beşinci, altıncı yeniliktir. Cumhuriyet sonrası alındığında da yeni Türk şiirinin kurucusu Nazım Hikmet’tir. Garip ise bu yenileşme sürecinde bir ayrıntıdır. Ama bütünün onsuz olamayacağı bir ayrıntı.

_________________
Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap

Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap

_____________________________________
Ya ver bana mihnetimce tâkat, Ya tâkatım olduğunca mihnet...
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
ScePheR
deneyimli
deneyimli


Kayıt: Jun 23, 2008
Mesajlar: 3334
Şehir: 'İstanbul & Manisa' . . . (Faculty - House) . . . . . . ( .Yollardayım. ) . . .

MesajTarih: Cum Ağu 01, 2008 1:14 am    Mesaj konusu: Re: Şiir Bilgisi ve Şiir Türleri Alıntıyla Cevap Gönder

falla okuyor olsam vede yarın edebiyat sınavımız olsa kesin gelip burdan calısırdım ne kaar aydınlatıcı falla Surprised Surprised Surprised

Şaka bir yana süper olmuss saolun Surprised

_________________
You, do you remember me ?
Like, I remember you ...


15 Eylül 2008 Scepher in forest faculty !!..


Bayramda görüşmek üzere ;

Sağlıkla - Esenle - Huzurla - Umutla Kalın... Rolling Eyes
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Şiirler Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevap Tarih
Yeni mesaj yok Selcen Koçel - Bitmemiş Şiir Bahçesi Nurguzel Şiirler 3 Cum Ekm 10, 2008 2:19 am Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Cumali Cumalioğlu - Şiir Aslında Silâ... cumali22 Şiirler 0 Çar Ekm 08, 2008 1:57 am Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok şiir fatma Yardım-Kural-Öneri-İstek 2 Pts Eyl 29, 2008 7:59 pm Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Dilek Akın - Ucu Kırık Şiir ; Bitevi ... hayal_t Şiirler 6 Per Eyl 25, 2008 12:38 am Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Ünal Kar - Bir Yudum Şiir jutenyam Şiirler 0 Sal Eyl 23, 2008 11:55 pm Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Mustafa Karaosman - Kedili Şiir kedi_17 Şiirler 7 Sal Eyl 23, 2008 10:18 am Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Elif Sezgin - Deniz Kokan Şiir hayal_t Şiirler 6 Pts Eyl 15, 2008 11:49 pm Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Dursun Ali Erzincanlı - Asırlık Şiir ThatLi_Chocuk Şiirler 1 Cmt Eyl 13, 2008 10:42 pm Son gönderilen mesajlar


E-Kart  Firma Rehberi  Turkey Travel  Tv İzle  Web Tasarım Hizmetleri

Cep Melodileri - E-Kart - Gazete Oku - Turkey Travel - Bandırma Haberleri - Komik Resimler - Firma Rehberi
Sevginehri - Sayfa - Flash Games - İdealsohbet - Dudak Payı - Özlü Sözler - Ah kalbim - Gulsehri - Sizin Siteniz
 

Firma Rehberi      Benim Blog        

Copyright © Aralık 2002 Webmaster - Reklam - Tasarım: Grafdico.Com

XML NEWS  XML FORUMS


Website Statistics