Üye İşlemleri

  • Misafir Ziyaretçi

 Üye ol(ücretsizdir!)
 Giriş:
Nickname

Şifre

[ Şifremi unuttum? ]

  • Üyelik:
  •Toplam:49,519    

  • Şu An Bağlı:
  • Üye:2    
  • Ziyaretçi:44    
  • Toplam:46 



SEVDIMSENI.NET :: Başlığı Görüntüle - Herşeyi Bırakıp Gitmeyi İstemek

Herşeyi Bırakıp Gitmeyi İstemek

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Aşka Dair Yazılar ve Aşk Mektupları
« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
neval
Moderator
Moderator


Kayıt: May 30, 2006
Mesajlar: 7585


MesajTarih: Çar May 16, 2007 11:36 pm    Mesaj konusu: Herşeyi Bırakıp Gitmeyi İstemek Alıntıyla Cevap Gönder

Herşeyi Bırakıp Gitmeyi İstemek


Saklı denizlerin en güzeliydi gözleri ve acemi martıların uğrak rıhtımı..

ne zaman başını eğse, kirpiklerine yığılırdı bulutlar

ne zaman gözlerini açsa,

yağmur sonrası ıslaklığı …

……………………..

söz çoktu aslında

ama sadece bir tanesi bile yetiyordu her şeyi anlatmaya nasılsa..

günden güne kendini eskitirken varlığı

“gitmek istiyorum” diye mırıldanışların kalıyordu ondan geriye,yalnızca …



masada öylece oturuyordu..

hatta o masada ne kadar zamandır oturduğunu şimdi biri ona sorsa

öylece devam eder

sürerdi suskunluğu ...

sonra bi ara sıyrılır gibi oldu dalgınlığından, uzandı bi sigara yaktı

ve içine çekip bıraktı kül rengi dumanı ki bu ne zamanın alışkanlığıydı

zaten kül rengi olan içi de,o dumanı hiç yadırgamadı..

bir yitiğin not defterine dönmüştü günleri nice zamandır

neresinden baksa bozamadığı ezberiydi artık yaşamak..

hisleri körleşmiş özürlüsü gibi hayatın,

günlere başlayıp isimlerine bile bakmadan bitiriyordu içlerine bile karışmadan..

yüzünde o donuk ifade

ve ustalığı hep benzer şeyleri yapmaktan gelen o el yordamı becerisiyle

bi sonrakine uyanıyordu bir bir, başucunda kurulmuş mutsuzluğu ile ..

haliyle hiç bişey bırakmıyordu böyle olunca gün bitimleri ona

ne içine bi kuş sesi,

ne saçlarına çiçekler,

ne de ferahlatan bi esinti havalandırıyordu, yerini unutmaya başladığı yüreğini..

yani, tortusu mutsuzluk,

yani, cümlelerinin sesi kısık,

sadece sessiz harflerle bi hikaye yazmak düşmüştü sanki onun payına

yazsa öyle sıradan

yazmasa, ayrı bi boşluk…

düşünüyordu tüm düşüncelerden bıkkın,

bir elinde sigarası, diğerine yasladığı başı

dalgınlıkla denizini yitirdiği kıyılarını özlüyordu ömrünün

neresinde hayatın düşleriyle arsındaki mesafe bu kadar açılmış,

nerede yanılmıştı böyle kocaman ?

hem bakmaya korkuyor

hem de yapılacak bişey kalmıştır belki diye

cam kırıkları gibi saçıldığı bir hayatın orta yerinde

hayallerini arıyordu düşe kalka ve çırılçıplak yüreğiyle…



aslında herkes gibiydi o da biraz

çokta fazla kendisine vurmasına gerek yoktu belki de o kadar..

sonuçta aynı yuvanın karıncalarına benziyordu işte

yapması gereken işler için sabah dağılıp

o günkü işlerinde tüketiyordu kendini, sorgusuz su^alsiz..

sonrada şehrin tüm mutsuzları gibi

dönüyordu yuvasına, gövdesi ayakları üzerinde, ruhuysa her zamanki boşlukta..

çoğu zaman bozulmak içindi kendine verdiği sözler onun da mesela

ve hep zamansız olmuştur sorsalar rastlayışı güzel şeylere..

tam tutacakken örneğin, kayıp gitmiştir mutluluk parmaklarının arasından,

tam inanacakken gerçekliğine

bi kere daha uyandığı olmuştur mutlaka düşleri herkes kadar ..

sonra, en olmadık zamanlara denk gelmiştir aşkla karşılaşması ona kalırsa

yada en vakitsiz zamanlarda gökkuşağının yanından geçip gitmiştir yolu..

yani hep bişeyler girmiştir mutlulukla arasına

ya sevgiden duvarlar,

ya üstüne giydirilmiş kurallar,

yada sonraya bırakışlar bir şeyleri..

ve işte böyle olunca da

şimdi çölleşen bi hayatın kuşatmasında,

yanlışlıkla açılmış bi çiçek gibi haykırıp duruyor çığlık çığlığa kendini

onun yarı bıkkın,

onun yarı pişman

ve yorgun ruhunun

hiçbir yere olan

aitsizliği …

……………….

çoktandır mutsuzluğun yüz ölçümü

içinin yüz ölçümünden daha geniş olmaya başlamıştı

yani kısaca

içinde ona mutsuzluktan başka gidecek tek bi adımlık dahi yer kalmamıştı..

göğsündeki soluksuzluk,

ruhundaki bıkkınlık

ve gövdesinin tüm kuşatılmışlığıyla,

içini yakıp kavuran duygunun adıydı “gitmek”

gitmek ki elinden gelse,

kendinin bile uzağına..



boğulmadan önceki son bilinç anı

dibini bulamadığı bi boşluğa düşüp dururken, yineleyip durduğu mırıltıydı “gitmek”

kendini avutamadığı ve umduklarının karşılığını alamadığı zamanların

yerini bilmekle bile rahatladığı

yangın merdiveni,

yolunu içinde gizlediği acil çıkışıydı ..

ve sonra dünyanın diline yabancı kalıp içine düştüğü manasızlıkta

ve boğuşmaktan yakasını kurtaramadığı hayatın bu karmaşasında

iç cebinden kolay kolay çıkartamayacağını biliyor olsa bile

her zaman orda olduğuna güvendiği

biletinin adıydı “gitmek” ..

gitmek ki,

gönülsüz dolaştığı bu hayat sokaklarının, aklına gelince heyecanlandığı

tek arka kapısı …

………………….

böyleydi işte..

uzunca zamandır yüreğini daraltan bir soluksuzluk hissi,

kar misali yağıp duruyordu üzerine..

üstelik bu defa erimiyordu da o kar,

tutup, birikiyordu günden güne, buz tutan içinin her yerini..

ama yapamıyordu işte, kaçıp gidemiyordu soğuğundan kendinin

oysa ahh ! titremeseydi dizleri,

oysa ahhh ! anlayabilseydi sevdikleri içindeki bu “gitme” isteğini

ve ahh ! cesareti olsaydı her şeyi olduğu gibi ardında bırakmaya

ve göze alabilseydi sil baştan yapıp, yürüyebilseydi bi hayalde kaybolmaya ..

yetseydi gücü, kesebilseydi ipini bağlanmış ayaklarının..

yapabilseydi, dönülmeyen gitmelere salabilseydi adımlarını..

girebilseydi kollarına ilk gençlik düşünün,

ve süsleyebilseydi yine içinde mutluluk olan bir şarkıyla dudaklarını..

ama olmuyordu işte,

yapamıyordu,

tıpkı bugüne kadar defalarca yapamadığı gibi

kalakalıyordu her zamanki halde dizlerini çekip kendine..

yine kendi ömründen taşıp, ziyan oluyordu gün gün eskimiş hüznünün arka bahçesinde..

sonra yine kapısını açınca, duvar

sonra yine penceresinden bakınca, duvar

sonra caddeler

bu şehir ve sokaklar…

sonra işler,

ve çevresi,

yani her yer, nefes alıp verdiği..

nasılda kuşatılmıştı böyle

ve nasılda adım adım, siyah beyaz günlere razı ama kendine borçlu bırakılmıştı..

şimdi dışından içine,

şimdi içinden dışına,

hayatı örülmüştü adeta santim santim bütünüyle, halden anlamaz bu duvarlarla..

ve o, onu boğan her şeyin arasında

bir avuçluk gökyüzüne hasret,hiç bitmeyecek günlerini sayan hükümlü gibi

bahaneler için bile zorlanıyordu, hayatının kalanına tutunmaya..

ve şimdi bakınca ömrü

ve kendine sorunca hayatı,

ve seçtikleri,

ve seçmedikleri,

neredeyse hepsi batıyordu her yutkunuşunda sırasıyla boğazına..

ve işte böyle zamanlarda, dağın kaderini anlıyordu

ve anlamak daha çok yakıyordu onun canını..

ve işte böyle zamanlarda taşın çaresizliğini görüyordu

ve içini bi kat daha ağırlaştırıyordu, gördükleriyle yüzleşmesi..

ve sonra o dağlar kadar çaresiz

ve sonra o taşlar kadar hareketsiz

ve bütün bunları kabullendiğinden, kendine içten içe küs

tırnaklarıyla yolup kanatıyordu günlerini ve kendini

çünkü böyle yaşadığı her günü, yara sayıyordu artık

onun takatsiz kalmış

yüreği …

………………….

uzandı bi sigara daha yaktı

ve kül rengi dumanı,

kül rengi içine çekti yine ezbere ve bıraktı..

dönülmeyen gitmelere güçsüz

mutsuz kalmalara alışkın

ve bir günün umrunda bile olmayan bi vaktinde

çırılçıplaktı işte yine kalbi

saklanacak hiçbir yer bulamamıştı..



söz çoktu aslında

ama sadece bir tanesi bile yetiyordu her şeyi anlatmaya nasılsa..

günden güne kendini eskitirken varlığı

“gitmek istiyorum” diye mırıldanışları kalıyordu bir tek ondan geriye

ve kimselere sezdirmediği

kafes kuşu yalnızlığı …

-alıntı-
_________________
söylediklerimden çok
Sustuklarım
seçtiklerimden çok
Reddedilmek için
ne kadar varsam
o kadar kimseyim kendime.
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
alcera
Moderator
Moderator


Kayıt: Nov 08, 2005
Mesajlar: 11809


MesajTarih: Cum Arl 14, 2007 12:47 pm    Mesaj konusu: Re: Herşeyi Bırakıp Gitmeyi İstemek Alıntıyla Cevap Gönder

acı bir yazı biraz umutsuz ve karamsar Crying or Very sad

Alıntı:
çoktandır mutsuzluğun yüz ölçümü

içinin yüz ölçümünden daha geniş olmaya başlamıştı
Rolling Eyes

_________________
Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap

iki tarih sayfası gibiyiz ardarda
birinde başlayan cümlenin sonu ötekinde düğümlenir ancak

Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Aşka Dair Yazılar ve Aşk Mektupları Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevap Tarih
Yeni mesaj yok Kazım Doğan - Herşeyi Satın Alabilirs... mikroppp Şiirler 5 Çar Tem 09, 2008 3:45 pm Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Herşeyi Tek Hamlede Kaybeden Bir Kuma... filizmm Aşka Dair Yazılar ve Aşk Mektupları 10 Cum Haz 20, 2008 10:23 am Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Kendinde Ara Herşeyi neval Özlü Sözler 5 Pzr Haz 08, 2008 4:01 pm Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Anneler Herşeyi Bilir fragile Fıkralar 14 Cmt May 31, 2008 4:32 pm Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Ekrem Düzgünoğlu - Bırakıp Gidersen tutaste_ Şarkı Sözleri ve Video Klipler 0 Pzr Nis 27, 2008 7:27 pm Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Cezmi Ersöz - Bir Pusu Düzenliyor Her... OzNR Şiirler 0 Cmt Nis 12, 2008 3:42 pm Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Kendimi Bırakıp Gitsem ! kedi_17 Hayat'a Dair Yazılar 3 Cum Nis 11, 2008 12:16 pm Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Herşeyi Sana Yazdım...Seni de Herşeye fatma Aşka Dair Yazılar ve Aşk Mektupları 5 Pts Mar 17, 2008 9:21 am Son gönderilen mesajlar


E-Kart  Firma Rehberi  Turkey Travel  Tv İzle  Web Tasarım Hizmetleri

Cep Melodileri - E-Kart - Gazete Oku - Turkey Travel - Bandırma Haberleri - Komik Resimler - Firma Rehberi
Sevginehri - Sayfa - Flash Games - İdealsohbet - Dudak Payı - Özlü Sözler - Ah kalbim - Gulsehri - Sizin Siteniz
 

Firma Rehberi      Benim Blog        

Copyright © Aralık 2002 Webmaster - Reklam - Tasarım: Grafdico.Com

XML NEWS  XML FORUMS


Website Statistics