Kayıt: Dec 08, 2005 Mesajlar: 10060 Şehir: İstanbul
Tarih: Pzr May 06, 2007 6:50 pm Mesaj konusu: Levent Saral - Hemen Sevda / Zaman Yok Ayrılığa
gözlerimden akmış bir geçmiş zaman!
bir ton ışık, bin ton gövdesi kalbur gemi denizlerimde
ve hangi fenersiz kıyı öpüşür ki dalgamla
ve hangi kum tanesi nemime muhtaç?
ve bütün pislikler sığar mı bozuk pusala kadranına..!!
zamansız bir aşk’ı anlatamaz yelkovan..
haki kelimelere bulaşan cüzzam
yorgun satırları öldürür -ki diyorsun
acıya ramak kala -ki zaten değil midir
acının kendisi yeşillenme derdi!!
sığ mecazların yoğunluğuydu aslında
suyun altında kalanlar -ki dalmak gerek
ayakları feda etmek serinliğe
gözlerinin göremediğini hissetmektir
_______________________ve üretmek!!
tonlarca birikmiş çöplerden koca bir dağ!!
derin mavilikler olmadan
gurur boşa salınan bir çapaya benzer
_______________________biliyorsun.
hangi denizim olmadı benim..!
mavi patiskasıyla yorgun son vardiya işçisi gibiyim
tan vakti yalnızlığında mis kokulu simittir derdim
bir adım ötede bekleyen yeni yaşımla
_____________________________ağustosun bütün yükü sırtımda
cırcır böceklerinin mevsime haykırışları
karıncaların umurunda değil –ki şelalenin altındaki boş kova
_____________________________hala dolmadıysa!!
sarı bir mevsimde susuzluktur içeceğim../ sessiz kalma!!
Bunca hezeyan içinde yaşlanmış onca geri durmuşluk
_____________________________ve hesapsız beyaz kalemler!!
Beyaz sayfalarda hatırı sayılır çizgiler bıraktı.
Mayıs çiçekleri alıp başını gitse de..
_____________________________unuttuğun
her mevsim yeşil cam ağaçları ve gövdem toprağındır
_____________________________bilmez misin ki
köklerinle sardığındır ayakta durabilme cesaretin
ki bil / toprak çürük bir tohuma bile duyarsız değildir..
kaç bahar yaşadın bensiz / kaç bahar yaşadım!!
hangi çiçeği kokladın doyumsuzca
_________________________kaç gonca yaprağa durdu teninde..
_________________________sormadım!!
kaç kavşakta şaşırdın yönünü
ve bana kalkan kaç mezilde batırdın gemileri
kaç duraksız yolculukta beyaz mendil salladın geçmişe
________________________barışık mısın ! sormadım
satırların şiirlere düşürdüğü mana gibi
_____________________________kurtulamadık birbirimizden
oysa aradığımız son bir mezar taşının gölgesinde
adının son hecesiyle adlandırılan bir çiçek yeşertmekti.
_____________________________korktuk ve baka kaldık
_____________________________dolmayan kovanın delik dibine!!
asıl kaçan sevda değildi / içimizi dolduran binlerce söylenmeyenin
dudak arasındaki sarnıca mahkumluğuydu.
_____________________________bilinen alfabede olmayan harfler
söylemlerimizi klasik korkulara devirdi
_____________________________bilemedik!!
ne sen ne ben / ne de sevdamız bu alfabede değildi!!
paylaşılan bütün baharlar ve onca şiir / açan, solan güller
yerine oturmayan karmaşık kenarlı
___________________________ve asla bitiremeyeceğim pazıldı.
her kelimede bir yılı yakıyordum
__________________________nedenini anlamadın
ki toprak nadasa neden bırakılır en iyi bilendin..
__________________________ve yakılmalıydı
__________________________bütün yaban yıllar
külden bir orman yeşillendirme derdine düşmüş çiftçi gibi
__________________________pulluğumda saçların
alnımda terinin tuzu ve zayıf bedenimden toprağa akan
__________________________emeğimi gördün!!
az da olsa bir maraba gayreti bekledim senden
__________________________olmadı!!
zenginliğin, fakirliğimle örtüşmedi
ve yine davul dengi dengine çalmadı
ne dersin ! suçlu arama zamanı değil..
şimdi konuşmak gerek, hiçbir harften uzak kalmadan..!
anne olmadan, anne şefkati verebilir misin ki
___________________________ve sevebilir misin
bir kadını anne değilken anne gibi?
___________________________belki de tıkandığın
ya da önyargı manasına kapıldığın yer
bu cümlenin altıydı / göremedin..
__________________________belki de baba gibi
kimseyi sevmedin ve belki de saçların hasret kaldı
__________________________şefkatli beş parmağa
haklıydın, haksızdım,
yanılgı önce şefkatini tatmak
sonra anne sevdasının kaldıramadığın ağırlığını
zaten yorgun omuzlarına yüklemekteydi..
__________________________üzgünüm
bir oğul asılı dururken memende / ikinci bir oğul
__________________________fazla geldi sütüne.
dedim ya fakirliğin tamahkar yanı asılı kaldı göğsüne.
ölümün yakışmadığı tek kelime sevgidir
ölümden sonra var olan tek kelime de
__________________________kesmez hiçbir keskin bıçak
kanatamaz yüreğe hükmeden bu duyguyu.
Bil diye söylüyorum
________________susmanın bedeli
vazgeçilmez bir sevdanın tohumudur
acıtsa da
_______hiçbir sevda vuslatsız değildir.
ki ölümde bir kavuşmaysa eğer..
dön şimdi
en temiz kelimelerin gerdanına asıl
hatalarımdan türettiğin her satıra boynum kıl
sarmaş dolaş olduğum sarmaşık gibisin gövdem de
seviyorum seni kadın
________________en azından bunu bil..
LEVENT SARAL _________________ _
Önemli Olan Gözlerinin Gördüğüne Kalbinin İnanmamasını Sağlamak..
__________________________________
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız