Adım adım uzaklaşıyor seni bana anlatan senden artakalanlar… Kısık gözlerle yaşlı ufkun lekelenmiş çizgisine kadar gidişini izliyorum.
Bir damla yaş süzülüyor gözlerimden… Gidişin bir damla ağırlığınca. Gözlerim gürlüyor, yanaklarım ağlıyor ve bir damla ölüyor, hüznüyle boynu bükük ve iz bırakarak…
Zorlanıyor gözlerim….
Gidişine bakmamak için başımı göğe çeviriyorum. Bir esinti, rüzgar hissediyorum. Yağan yağmurları, Ağlayan gökyüzünü düşünüyorum. Kavuşamayan, derya ateşiyle tutuşan her damlanın karaya düşmesine ağlayan, ağladıkça boşalan gökyüzüne bakıyorum.
Dalıyorum….
Gözlerim uzaklarda…
Sabitlenmiş.
Aşk sevgiliye kavuşmak için bir engel, bir yol, bir çözüm ve düğümden öte bir şey değilmiş oysa; Bildim.
Topluluk içinde yalnız bir damlayım ben… Yüklü bir bulutun yüklü ve sadece yalnız bir tanesiyim.
Sustum.
Pustum.
Bekledim.
Saklandım.
Piştim.
Bittim.
Ateşle yanan her damla yalvardı rüzgara…
Savur bizi, Savrulalım deryaya…
Savrulduk, Savruldum.
Her söylediğin, Söyleyip te verdiğin sözler geldi aklıma…
Tokatladı rüzgar, Savruldum.
Gidişin geldi aklıma…
Güneş vurdu.
Yandım.
Kavruldum.
İnceldim.Çölleri gördüm. Bende bıraktığın her izde çöllerimi gördüm. Düşük yaptığım bütün kız çocuklarımı çöllerime gömdüm.
Savruldum.
Sağa sola öne arkaya hesapsızca ve fütursuzca savruldum.
Ağladım.
Olmadığın her ana ve giderken attığın her adımda ki uzaklığa ağladım.
Damlacıktım. Bulut oldum. Kimi zaman muson oldum kimi zaman sağanak yağdım bastığın heryere…
Gözlerimi kapattım.
Karanlığı ve karaladığın heryeri, her şeyi zapdedercesine gözlerimi kapadım.
Olmadığın olup ta olamadığın anlamadığın her ana gözlerimi kapadım.
Düşüyorum.
Sağa sola öne arkaya yönsüz ve çizgisiz düşüyorum.
Kaygıdan yoksun dilimde tek bir hece üç harf…
Düşüyorum.
Umut edercesine, kavuşmayı düşleyen her damla gibi derya özlemiyle düşüyorum.
Düştüm.
Düştüm.
Düştüm.
Gözlerimi açamadım.
Yaramaz bir çocuk edasıyla, Nazlanan, Kırılan, İlgi bekleyen bir kız çocuğu masumluğu ile gözlerimi açamadım.
Belki bir yolunu bulur da düştüğüm yer seni bulacağım yerdir diye gözlerimi açamadım.
Üşüyorum.
Titriyorum.
Canım yanıyor.
Bir tık!
Film sona eriyor.
İrkiliyorum.
Cama saplanmış bir çift göz, her nefesinde bulanıklaşan cama bakıyorum.
Çıkan her buharı camda aşkla tanıştırıyorum.
Bir damla cama vuruyor.
Cam ağlıyor.
Damla gözlerini açamadan hüznüyle bütün acımışlıklarını çize çize ölüyor.
Cam ağlıyor.
Ben ağlıyorum.
çok güzel bi yazıydı paylaşım için saol _________________ bu sabah da senden vazgeçtim
bütün sabahlar gibi
güneşin iLk ışıkLarına vererek umutLarımı
Oyuncak Dünya'mın kapıLarından çıkıp,girdim insan kalabalığına
cok guzeldı yaa.cok acıklı _________________ Gün biter gülüşün kalır bende
anılar gibi sürüklenir bulutlar
Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır
yarım kalan bir şiir belki de
Aykırı anlamlar arayıp durma
güz bitip sular köpürür de
kapanmaz gülüşünün açtığı yara
uçurum olur zaman her gece
Her gece yeni bir savaş baslar
acı ses olur, ses deli yağmur
Sığındığım her yer adınla anılır
ben girerim sokağı devriyeler basar
Bir de gülüşün eklenir kimliğime.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız