Tutunacak bir yer ararken başım dönmeye devam ediyor.Sandalye sanırım dokunduğum şey.Gözlerimde karardı bir şey göremiyorum.
………………….
Oh evet çok şükür geçiyor…
Bir kedim olduğunu, üç tane çok tatlı kardeşlerim olduğunu, bir tanesi varken sonradan bir kız bir erkek ikiz kardeşim olduğunu, annemi, babamı, sevgilimi hatırlıyorum.
Benim ailemdeki ikizleri, onun ailesindeki ikizleri anımsayıp gülümsüyorum belki ikiz olur diye…
Bir şimşek çakıyor beynimin mahşer kalabalığında.Ve ben bana ait hiçbir şeyi bulamıyorum.Herkes yabancı…
Korkuyorum…
Bilindik ilaçlardan farklı bir ilacım vardı bir zamanlar benim.Bilindik ilaçlardan daha etkili.O geliyor aklıma.Onunla yaptığım görüşmeler.Vanilyalı çay.Vanilya kokusu.Bambudan yapılmış iki sandalye ve geçen dört aylık süre…
Beni hayata bağlamak için hala var olan sebepleri ortaya koyabilmem için yardım eden ilacım.Nerdedir şimdi bilmiyorum…
Neredeyim şimdi?Her şey o kadar uzak ki hiçbir şeye yaklaşamıyorum.
Mahşer kalabalığındayım.Bana ait olan şeyler yok.Sevdiklerim yok.Tutunduklarım yok.Yok…Var olan hiçbir şey yok.Yokluktayım…Yok oluyorum galiba bende.
Geçen ayna karşısında yüzümdeki çizgileri sayıyordum.Tam kırk üç tane olmuş biliyor musun?
Bu arada kapıma biri geldi bir hafta önce.O beni çok seviyormuş bende onu.Oturdu bize ait şeyleri anlattı, sonra anlam veremediğim bir sebepten dolayı ağladı.Çağla geçecek bana güven dedi.Ne geçecek acaba diye sormadım.O kadın da benim ilkokuldan üniversiteye kadar aynı sınıfta okuduğum arkadaşımmış.Ben hatırlamıyorum bize ait hiçbir şeyi.
Gözlerime baktı.Gözlerin aynı güzellikte ve hüzün…Fazlasıyla hüzne bulanmışlar yine dedi.
Salona kocaman deniz manzaralı tablo astım.Çocuklarla annem evde bekleyecekler, ben de almaya geleceğim seni.Gelirken o çok sevdiğin beyaz elbiseyi getireceğim.Başka yapmamı istediğin bir şey var mı?
Yok diyorum korkarak.
Balpeteğim bak herkes senin mutlu olman için uğraşıyor gül hadi diyor.
Gülümsemeye çalışıyorum; ama oluyor mu bilmiyorum…
Binbir düşünce yine aklımda.Koridorda dolaşıyorum gece vakti.Mahşer kalabalığı sessizliğe and içmiş gibi.Vücudum kasılıyor yine.Başım dönüyor.Bağırmaya başlıyorum avazım çıktığı kadar.
Beyaz önlüklü cadılar geliyor ve bir iğne…
………………………
Uyandığımda her tarafım bağlanmış üşüyorum…Çok üşüyorum.
Korkuyorum…
2 HAFTA SONRA BİR PAZAR GÜNÜ
Beyaz elbisemle evime dönüyorum.Beni yaşama bağlayan sebeplere tutunmak için dünyaya dönüyorum…Mahşer kalabalığı arkamda.
Elimden tutuyor.Papayaları uzatıyor.İkizler evde beni bekliyor.
Son kez bakıyorum eski evime…Pencerelerinde demirden parmaklıklar olan evime…Beyaz önlüklü cadılar el sallıyorlar bana.Melek olmak ister gibiler…
Yanından geçerken selam veriyorum…Eli çenesinde olup düşünen amcaya…
Gülümseyebiliyor muyum diye soruyorum ‘’ her şeye rağmen dağ gibi yanımda duran kocama…’’
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız