Tarih: Cum Şub 01, 2008 2:49 am Mesaj konusu: Kanlıca'ya Gel(me)!
Bacak aranda çarmıha geriliyorum, Kanlıca veda ederken aşkım(-ız)a...
Deniz gibiydi gözlerin, derin. Dibinde sert taşlar vardı, dokunsam incineceğim. Renksiz bir kalemdim. Sana nasıl vaad edebilirdim renkli düşler? Balon satan çocuklardan, derme çatma gülüşler alıp renk katmıştım laf kalabalıklarıma... Sessizsin derdin ya, sensizliğin dili ne çokmuş, alfabem dillendi hüzn(-ün)e her uzanışımda.
Islıklar eşliğinde şarkı söylerken, yüzüne doğru. Ya detone oldum ya da yarısını unuttum. Yarım kaldı bestesi kendinden hüzünlü aşk şarkım. Ne yana koşsam ardımda bir çığlık, adımlarım mayınlara bastı. Parçalandı.
Şimdilerde ölümler biriktiriyorum, kilidi olmayan defterlerde. Yaralarımı kanatıyorum. Gecenin bileklerini kesiyorum. Denizlerine akıyor oluk oluk... Boğazımda ellerin, tırnakların neşter. Şah damarı kesiyorsun, acıt/ma... Benimle sen de öleceksin biliyorsun değil mi?
Üzerime devriliyorsun, tutunmaya çalıştıkça paslı çivilerin avuçlarıma batıyor. Hangi aşina yüze baksam, çizgilerine takılıp düşüyor çocukluğum. Ahşap evinin sol penceresinden attım sende ki beni! Yuvarlanıyorum. Başımı kaldırıyorum herkes bana bakıyor. Vah sesleri!
Utanıyorum, çırılçıplağım etrafımı saran kalabalığın arasında. Üstümden çıkaralı çok zaman mı oldu acaba seni?
Örtüyor üzerimi, babam gibi sarılıyor bana. Ruhumu kaçırıyor, siyah yüzlü bir adam. Gülümsüyorum yerde yatan kadına... Saçlarını seviyorum... Ne zamandır uyumuyordum. Kirpiklerimi kapatsam, yere düşersin diye... Kapatıyorum düşlerimi sana. Öpüyorum gözlerimden!
Ense kökümde mermin. Kasten öldürdün işte! Sebebi asla bulunamayacak kalleşlikle!
Ad'ım yıkılıyor, ömrüne!
Sonu gelmeyen (ç)ağrıdır bundan sonra duyacağın...
O yüzden bir daha asla Gecem'e gel(me)... Kanlıca'ya gel(me)!
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız