Kayıt: Oct 15, 2005 Mesajlar: 6270 Şehir: İstanbul
Tarih: Per Oca 17, 2008 2:28 pm Mesaj konusu: Hangi Millet, Hangi Dilden Anlar
Hangi Millet, Hangi Dilden Anlar
Türk kafile bir uçakta yurt dışına gidiyormuş. Pilot
aniden hostesleri çağırmış ve demis ki:'Uçak düşmek üzere. Tüm yolculara atlamalarını söyleyin. Şu anda
deniz Üzerindeyiz ve denize cok yakin uçuyorum,
atlarlarsa kurtulma şansları var ama atlamazlarsa
herkes ölecek!
'Tabii böyle bir şeyi insanlara yaptırmak çok zormuş.
Hosteslerden en akıllısı düşünmüş taşınmış, herkese
uygun bir dille anlatılırsa uçaktan atlamalari sağlanır
diye karar vermis ve ilk olarak Amerikalı kafilenin
yanına gitmiş:
'Sayin yolcularımız; üzerinde bulunduğumuz alan
Japonlarin arastırma laboratuarlarıyla kaplı. Eğer
oraya ulasırsanız tüm Japon teknolojisi Sırlarını
kaparsınız!
Bütün Amerikalılar kosarak cıkışa gitmiş ve atlamış;
Sonra hostes Ingilizlere yönelmis:
'Sayin yolcularimiz şu anda dunyanın en geniş ve
verimli sömürgeleri üzerindeyiz; eğer hemen el
koyarsanız sonsuza dek sizin olurlar!'
Bütün Ingilizler hevesle atlamış;
Sıra Fransızlara gelmiş. Hostes: 'Bayanlar Baylar,
affedersiniz rahatsız ediyorum; fakat rica etsem
uçaktan atlar mısınız; simdiden teşekkür ederim demiş.
Fransızlar: 'tabi, mersi!' demis ve sırayla atlamıslar.!
Hostes bu kez Almanlara yonelmis: 'Laaaan! Atlayin
çabuk aşağı!' diye bağırmış.
Alman kafile 'heil' demiş ve atlamış.
Veee sıra gelmiş Türklereee.
Hostes yandan yandan gülümseyerek ve koltuga hafif dayanarak şöyle demiş:
'Siz var yaa... Buradan hayatta atlayamazsınız!'
Alıntıdır.. _________________ Babam, babam
Artık çok geç zaman.
Babam, babam
Kokun, gizli sevdam...
Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Foruma üye ol veya giriş yap
Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Foruma üye ol veya giriş yap
Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az 7 bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk doğanın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu sonra onlara alıştı; Onların oğlu oldu. Bir gün o doğa çocuğu, Doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu... Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.
Kayıt: Dec 31, 2005 Mesajlar: 6680 Şehir: istanbul
Tarih: Per Oca 17, 2008 2:55 pm Mesaj konusu: Re: Hangi Millet, Hangi Dilden Anlar
bizim kadar gaza gelen başka bir millet yoktu sanrıım
cok güzeldi _________________
Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Foruma üye ol veya giriş yap
Ben adı yalana karı$ıp aslında doğru olanlardanım.. Kıymetimi bilenede, bilmeyenede dualar yollarım..
Allahım yollarını açık etsin ki uzakla$sınlar benden.. iyiliğimi istemeyenler birgün pi$man olup dönerlerse büyük yanlı$$..
onları geldikleri gibi geri yollarım.. benden daha iyisinimi buldu ben her halimle kralını sollarım...
Benden uzaklara gitmek bazen kar, bazen zarar.. dostluğum ölüme kadar sürer.. dü$manımsa gün gelir elbet bana diz çöker..
ben aklı gel git kızlardanım.. sevmedim deselerde agalar, pa$alar.. ben yinede gün gelir herkesin aklında sabahlarım..
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız