Tarih: Çar Nis 23, 2008 12:40 am Mesaj konusu: Kanamalı Bir Aşk İçin Bayat Kan Aranıyor
Kötü bir oyun bu... Beni hep çıkmazlara sürüklüyorsun...
Ruhumdan uzak tut hınzır oyunları...
Hiçbir şey gerçek değil...
Hiçbir şey olması gerektiği gibi,
hiçbir şey olması gerektiği yerde değil...
Ben de, sen de... Biliyorsun bunu...
O tepenin üzerinde oturuyor ve kaygısız düşler kuruyorum,
yaşam yalnızca kaygısız düşlerimi solduran realizm taraftarı atık parçacığı...
Onlar sihri göremiyorlar
ve bu yüzden gördükleri olur olmaz absürtlükleri sihir sanıyorlar...
Öylesine körler, öylesine somutlar ve öylesine gerçekler ki, mide bulandırıyorlar...
White lion dinliyorum...
Ve bu tınıyla bulunduğun boyuta gelip
seninle sonsuza (?) dek dans etmek istiyorum...
Bir tek ben değilim...
Bir tek sen değilsin...
Bir tek biz değiliz görmekten, duymaktan ve bilmekten yakınan,
Tanrı’ ya, yanıtsız bırakacağıni bile bile sorularla dolu kanlı mektuplar yollayan...
Bu odada, bir başıma acıdan parçalanırken ruhum,
kaygısız gibi görünmekten mazosistçe zevk alıyorum...
O odada, bir başına, acı çekiyorsun... Sen de...
Neden gözlerini kaçırıyorsun durmaksızın...
Ruhuna yapışan sızıyı görmelerine izin ver...
Oldukca fazlayız...
Bu kentte, gece yarıları, ışıkları açık, yüzlerce tedirgin ruh sancı çekiyor...
Çokluğumuz, yalnızca ruhlarımızın kanamasını artırıyor hepsi bu...
Zihnime yansıyan kurguları sayıklıyorum...
O, kurgularımın uzağında öylece gülümsüyor son fotoğraflarında...
“Küçük çocuk ağlama, uyursun ve uyandığında hepsi geçer”...
Soluk düşlerin arasından gündüze uyanıyorum,
tanıdık gülümseyişler üzerime üzerime geliyor,
sırf öyle olması gerektiği için ya da toplum bana bunu dikte ettiği için,
konuşuyor, gülümsüyor, yaşıyor ve ölüyorum...
Bu oyunun dışına hapsedilmiş bir izleyiciyim,
içeri giremiyorum, dışarı da çıkamıyorum...
İki boyut arası sıkışıp kaldım... Hayat, ölüm...
Başka şeyler bulmalısın artık Tanrı(m)...
Bu kavramlar oldukça klişeleşti... Dengemi yitirdim...
Bu anlamsız kurguda yer almak oldukça canımı yakıyor,
silik düşler biriktiriyorum, isimsiz, uyduruk adreslere postalıyorum düşlerimi...
Cevapsız... Sorular biriktiriyorum ayyaş gecelerime...
Uykular biriktiriyorum huzurlu günlerime...
Uykusuzum, ayığım, bedenim sağlıklı, ruhum verem...
Küçük mutluluklar biriktiriyorum,
ileride benim de büyük bir mutluluğum olması için...
Geri dönmek... Artık... Beklemiyorum...
Sadece yürüyorum o loş sokağın neonları arasında bir siluete dönüşene dek...
Sen, uyuyakalıyorsun hep hikayemin son paragrafında...
Ben ruhuma bayat kanlar biriktiriyorum...
Sönük düşler, kuşkular, özlemler, erdemler, erdemsizlikler,
hezeyanlar, kabuslar, kırık ümitler, tınılar, cesetler biriktiriyorum...
Yüzüme anlamsızca bakınan gözler biriktiriyorum,
ruhumu acıtan tümceler biriktiriyorum...
Uykusuzum... Uykusuz ve eksiğim bu kentte...
Gülümseyen yüzünün tezatında, kötücül kahkahalar savuruyor yaşam...
Kanamalı bir ruh için! EVET! Tam da şimdi...
Kayıt: Nov 06, 2007 Mesajlar: 1262 Şehir: Ulpow//secret
Tarih: Çar Nis 23, 2008 1:33 am Mesaj konusu: Re: Kanamalı Bir Aşk İçin Bayat Kan Aranıyor
Ruhunuz nerenizde takılı kaldı?!
Yaşam nerede, bu mekanik ölüler cehenneminde?
eline sağlıkk çok güzell... _________________ sanki ben var değilim
var olan yalnızca içime işleyen
etrafımı dalga dalga saran
sen ve verdiğin acı
oysa sen
sırtındaki zıpkının kanlı yarası
kanayıp içine aktıkça
daha hırslanıyor ve
benim girdabımdan kurtulmaya çalışırken
aslında kendi içinde boğuluyorsun
Uykusuzum... Uykusuz ve eksiğim bu kentte...
Gülümseyen yüzünün tezatında, kötücül kahkahalar savuruyor yaşam...
Kanamalı bir ruh için! EVET! Tam da şimdi...
Bu saçma oyunda, biteviye kaybedeceğimizin bilincinde soluksuz ilerliyoruz...
Bilinç NEREDE?
Ruhunuz nerenizde takılı kaldı?!
Yaşam nerede, bu mekanik ölüler cehenneminde?
Ne zamandır uykudasınız?
Çocukluğunuza özlem duyuyorsunuz,
finans bültenlerinde ruhunuzun son parçasını da yitirirken...
Gökyüzü nerede?!
Martıları ne zamandır görmüyorsunuz?...
İyisi mi "siz"devam edin öylece...
"Biz", nasılsa silinip gideceğiz...
yazının son kısmı çok güzel özetlemiş konuyu bu güzel yazı için teşekkürler _________________ Babam, babam
Artık çok geç zaman.
Babam, babam
Kokun, gizli sevdam...
Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Foruma üye ol veya giriş yap
Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Foruma üye ol veya giriş yap
Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az 7 bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk doğanın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu sonra onlara alıştı; Onların oğlu oldu. Bir gün o doğa çocuğu, Doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu... Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.
Uykusuzum... Uykusuz ve eksiğim bu kentte...
Gülümseyen yüzünün tezatında, kötücül kahkahalar savuruyor yaşam...
Kanamalı bir ruh için! EVET! Tam da şimdi...
Bu kavramlar oldukça klişeleşti... Dengemi yitirdim...
Bu anlamsız kurguda yer almak oldukça canımı yakıyor,
silik düşler biriktiriyorum, isimsiz, uyduruk adreslere postalıyorum düşlerimi...
Cevapsız... Sorular biriktiriyorum ayyaş gecelerime...
Uykular biriktiriyorum huzurlu günlerime...
Uykusuzum, ayığım, bedenim sağlıklı, ruhum verem...
Küçük mutluluklar biriktiriyorum,
ileride benim de büyük bir mutluluğum olması için...
_________________ /..Gel biz şehrin havasına hiç uymayalım
Birbirimize verdiğimiz sözlerin hepsini tutalım
Birde şehirli türkü tutturup karşılıklı seninle Şehre inat dert üstüne dert koymayalım, ayrılmayalım../
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız