Kayıt: Apr 23, 2007 Mesajlar: 8 Şehir: Yedi Tepeli Şehir
Tarih: Cmt May 17, 2008 2:48 am Mesaj konusu: Ölümsüz Aşk! ...
Mütevâzı bir semtte hayata gözlerini açtı. Ailenin gözbebeği sevimli bir küçük kız iken; Yıllar su gibi geçmişti. Ve artık o bir genç kızdı. Aşk-ı bilmiyordu; Belki avucunun içinde çırpınan bir kuştu ya da kırlarda deli taylar gibi koşmaktı. Öyle ki; Kendini târif edemediği bir duygu selinde buldu. Bu şanslı genç ömer'di ve o ömer'e deli gibi aşık olmuştu. Onunla göz göze geldiğinde damarlarında ki kan donuyordu. Cemâli onu çıldırtıyordu. Dile kolay onsekizinde idi. Zamanla birlikte aşkı, sevgisi yıllanıyordu. Onsuz nefesi kesiliyor, Dünya tersine dönüyordu sânki. ona aitti herşeyi... Rabbim bizi ayırmasın diye, Hasbahçe'nin taşına, toprağına, suyuna havasına onun ismini fısıldamak onun boynunun borcu olmuştu. Her sevgiyi kahreden ayrılık onları da vurmuştu. İş değişikliği nedeniyle ayrılmak zorunda kaldılar. Hasbahçe'nin dili olsa da konuşsa Zehra'nın feryadını; Sânki her zerresi ona hesap soruyordu; Ayrılık size yakışır mı ? iki eli kanda bile olsa ayrılır mıydı ? gözlerine başka göz baksın ister miydi ? Bana hesap sorma ey benliğim!... Ama zaman su gibi akıyordu. o ise yaşayan bir ölü idi. Hiç kimsede Ömer'in bakışını, gülümsemesini, tavrını görmüyordu. O Dünya'ya Ömer'siz gözlerini açmak bile istemiyordu...
Bir haziran günü Büyükada'ya vapurla yol almıştı. Engin denize dalmış, maviliğinde Ömer'ın gözlerini görmüştü. Yine hayâller işte!... Aman Allah'ım Ömer'in gözleri gözlerindeydi. Gözyaşları sel olmuştu... İşte benim Ömer'im!... Yanına geldi pardon! Hasbahçe'nin zehra'sı benim zehra'msın. Zümrüt mavisi gözlerinden akan yaşlar, gözyaşlarına karıştı. Elleri birden kenetlendi. Büyükada'da ki çay bahçesinde.... Çılgınca bakışlar bir kuş misâlı çırpınan iki kâlp damarlarına işlenen o sevgiye şâhit olmuştu Büyükada artık ayrılık yoktu. Yeniden herşeye başlayacaktı. Sevdalıları kıskandıracak ve bütün aşıklar onları konuşacaktı. Sevdaları mezarda son bulacaktı. Tekrar görüşmek üzere ayrıldılar. Bir gün acı bir haberinonları ayıracağını nereden bilirdi. Başka bir Şehir aralarına girdi. Orada yaşamak fikrine Ailesi sıcak bakmıyordu. Zehra doğup büyüdüğü yerden ayrılmak istemiyordu. Kim bilir belki hayat onu korkutuyordu. Ailesine çok düşkündü. Zâten Ömer'den onu başka bir güç ayıramazdı.
Ataerkil bir Aile idiler. Kuralları aşamazdı. Öyle ki; Ömer'de kurallarla hareket etmeye başlamıştı. Oysa ki; Âşk hesapsız kuralsız olmaktı. Ama beceremediler. Ömer'i kalbinin bir köşesine gömdü. Zehra zaten onu değil onu sevmeyi çok sevmişti. Ruhu ona aitti; Başka şehirde olsa da!....Yıllar sonra tekrar karşılaştıklarında Zehra onu bedeninde değil iliklerinde hissetti. Ömer Zehra'nın en temiz sayfası ve ruhunun gerçek sâhibi olarak mahşerde kalacaktı. Ve Ömer Zehra'nın bitmemiş sevdası olarak hayata gözlerimi kapayacaktı. Hoşçakal Kalbinin Yarısı Yüreğinin Yarası!.....
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız