Tarih: Çar Eyl 17, 2008 9:30 pm Mesaj konusu: Can Dündar - Ayrılığın Eski Tadı Yok
Biz çocukken, tepesinde bir dantela örtüyle başköşede duran yeşil ışıklı ahşap radyomuzdan, hüzzam makamında ayrılık şarkıları yayılırdı salona:
'Ayrılık, ümitlerin ötesinde bir şehir'di o zamanlar;
'...ne bir kuş, ne bir haber, ne de bir selam gelir'di.
'Yaman kelime'ydi ayrılık; 'benzetmek azdı ölüme'...
Ve her kim uğrarsa bu zulme, 'gündüzü olurdu gece...'
Selahaddin Pınar'ın tamburu 'Ayrılık yarı ölmekmiş/ o bir alevden gömlekmiş' diye inler ve sorardı:
'Ey sevgili sen nerdesin/ nerdesin ey sevgili?'
'Çerağ' nedir bilmezdik; ama Sevim Tanürek, 'Alev alev çerağız biz/ Ayrılsak da beraberiz' deyince bir yangın fitili tutuşurdu yüreğimizde...
Sonra Zeki Müren çağlardı, tane tane söyleyerek:
'Aynı bedende can gibiyiz/ cana can veren kan gibiyiz/
Yanıp da bitmez kül gibiyiz/ biz ayrılamayız/
Eller ayırsa bile/ yollar ayırsa bile/ biz ayrılamayız.'
* * *
Büyüdük; o 'çerağ' da içimizde büyüdü alev alev...
Sevdalandık... ayrıldık... yandık.
Ayrılıkla ölümü, biz de Abdürrahim Karakoç'un 'Mihriban'ıyla kıyasladık:
'Ayrılıktan zor belleme ölümü/ Görmeyince sezilmiyor Mihriban...'
Timur Selçuk, 'Ayrılanlar için' değil, bizim için çalıyordu:
'Ne kadar acı olsa / ne kadar güç olsa/ Her şeyi, evet her şeyi unutmalı'ydık.
'Kalırsa içimizde bir derin sızı kalır'dı.
* * *
Derken vuslat kolaylaştıkça; basitleşti ayrılmalar da...
Kocamaya bir yastık yetmez oldu.
Sönenin son ateşiyle yakılan sigaralar gibi; ayrı düşülen yavuklunun hasreti, yeni bir aşkın kollarında giderildi.
Ve günün birinde Ajda Pekkan, 'başı yukarda meydan okuyarak hayata', ayrılıkların üzerindeki o kırık yeniklik duygusunu silip attı:
'Arkanı dön ve çık istenmiyorsun artık' diye kovaladı eski sevgiliyi:
'Bir zamanlar sen de bana acımadın/ yalnız kaldım/ Yıkılmadım ayaktayım.'
* * *
Herkes bu çıkışı bekliyordu sanki...
'Ümitlerin ötesindeki o şehir' bir anda tarumar oldu.
Bir baktık ki 20. yüzyılla birlikte, ayrılan yollarda söylenen şarkılar da değişmiş, herkese bir güven gelmiş.
'Aşk dediğin geliyor, geçiyor' diyen Hande Yener, ayrılığın onuncu gününde eski sevgilisine 'Yalnız değilim, sıkılmıyorum' mesajı göndermiş.
Nazan Öncel, bir vedalaşmayı 'Jetonu mu yoktu, aramadı gitti/ velhasıl bitti' diye özetlemiş.
Sonra jeton da tarih oldu.
Ayrılık acısının ilacı bulundu.
Demet Akalın bir yıl önce 'seve seve' ayrıldığı sevgilisiyle 'İsim neydi çıkaramadım/ adın neydi hatırlamadım' diye kafa buldu.
Şimdilerde dillerde gezen bir yaz şarkısında ayrılıklara iyi gelecek formülü açıklıyor:
'Hemen yeni bir aşk bulunur, yerin çabuk doldurulur/ Sevgilimi koluma takarım/ Bebek'te üç beş tur atarım/ Olmadı bi de sinema yaparım/ gördüğün gibi çok unutkanım.'
* * *
Dedim ya, ayrılığın eski tadı yok.
Şarkılardan belli...
Can Dündar _________________ Bak gökyüzüne..
Bembeyaz yıldız yağıyor sokağımıza..
Yıldızdan adam yapmaya çıkalım hadi yüreğimi çal da..
Ellerine eldiven takma ama..
Üşümez ki ellerin yıldızlara bulanınca..
Hem eldivene ne gerek var, ellerini yüreğime koyunca..
Tarih: Per Eyl 18, 2008 11:09 am Mesaj konusu: Re: Ayrılığın Eski Tadı Yok
bende teşekkür ederim efendimm _________________ Bak gökyüzüne..
Bembeyaz yıldız yağıyor sokağımıza..
Yıldızdan adam yapmaya çıkalım hadi yüreğimi çal da..
Ellerine eldiven takma ama..
Üşümez ki ellerin yıldızlara bulanınca..
Hem eldivene ne gerek var, ellerini yüreğime koyunca..
Tarih: Per Eyl 18, 2008 11:59 am Mesaj konusu: Re: Ayrılığın Eski Tadı Yok
sagol kuzu sık sık burdayım artık _________________ Bak gökyüzüne..
Bembeyaz yıldız yağıyor sokağımıza..
Yıldızdan adam yapmaya çıkalım hadi yüreğimi çal da..
Ellerine eldiven takma ama..
Üşümez ki ellerin yıldızlara bulanınca..
Hem eldivene ne gerek var, ellerini yüreğime koyunca..
Tarih: Per Eyl 18, 2008 12:00 pm Mesaj konusu: Re: Ayrılığın Eski Tadı Yok
yapı zati merak etme _________________ Bak gökyüzüne..
Bembeyaz yıldız yağıyor sokağımıza..
Yıldızdan adam yapmaya çıkalım hadi yüreğimi çal da..
Ellerine eldiven takma ama..
Üşümez ki ellerin yıldızlara bulanınca..
Hem eldivene ne gerek var, ellerini yüreğime koyunca..
Kayıt: Oct 15, 2005 Mesajlar: 6270 Şehir: İstanbul
Tarih: Per Eyl 18, 2008 12:12 pm Mesaj konusu: Re: Can Dündar - Ayrılığın Eski Tadı Yok
Çok güzel biryazı, başlığı düzenledimki ileride tekrar eklenmesin arayan rahatça bulabilsin _________________ Babam, babam
Artık çok geç zaman.
Babam, babam
Kokun, gizli sevdam...
Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Foruma üye ol veya giriş yap
Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Foruma üye ol veya giriş yap
Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az 7 bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk doğanın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu sonra onlara alıştı; Onların oğlu oldu. Bir gün o doğa çocuğu, Doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu... Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.
Tarih: Per Eyl 18, 2008 1:46 pm Mesaj konusu: Re: Can Dündar - Ayrılığın Eski Tadı Yok
TEŞEKKÜR ETTİM _________________ Bak gökyüzüne..
Bembeyaz yıldız yağıyor sokağımıza..
Yıldızdan adam yapmaya çıkalım hadi yüreğimi çal da..
Ellerine eldiven takma ama..
Üşümez ki ellerin yıldızlara bulanınca..
Hem eldivene ne gerek var, ellerini yüreğime koyunca..
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız