Üye İşlemleri

  • Misafir Ziyaretçi

 Üye ol(ücretsizdir!)
 Giriş:
Nickname

Şifre

[ Şifremi unuttum? ]

  • Üyelik:
  •Toplam:53,447    

  • Şu An Bağlı:
  • Üye:5    
  • Ziyaretçi:94    
  • Toplam:99 




SEVDIMSENI.NET :: Başlığı Görüntüle - Abana - Kastamonu

Abana - Kastamonu

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Türkiye ve Dünyadan Resimler,Bilgiler
« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
merso
Moderator
Moderator


Kayıt: Sep 14, 2005
Mesajlar: 11758
Şehir: istanbul

MesajTarih: Sal Arl 11, 2007 1:15 am    Mesaj konusu: Abana - Kastamonu Alıntıyla Cevap Gönder

ABANA
İlk yerleşim yeri Hacıveli'dir (Aeginetes). Hacıveli, bugünkü Abana'yı

da içine alıyordu. Ezine Çayı'nın adı da Aeginetes'ti. Abana büyümeye

başlayınca Apana olarak haritalardaki yerini aldı. Bölgemiz Türklere

geçince Apana adı Abanaya dönüşüyor (ama Batı kaynaklarında daha

uzun yüzyıllar Apana olarak kalıyor). Apana'nın psi, Türkçeye aktarılırken

bye dönüştürülerek yumuşatılmış. Osmanlı kaynaklarında Sinop kentinin

adı da Sinob olarak geçer.

Abonou Teikhos, Abana'nın değil, İnebolu’nun (Ionopolis'ten

önceki) adıdır.

Dünyada yerleşim yeri olarak 15'ten çok Abana adına rastladık.

Bunlardan ikisi Türkiye’de (Türkiye’deki öteki, Sivas-Suşehri İlçesi’nin

Akıncılar Bucağı’na bağlı Göllüce Köyü’nün eski adıdır), ikisi Kamerun’da

(Afrika), ikisi Angola’da (Afrika), biri Kongo’da (Afrika), biri Gabon’da

(Afrika), biri Nijerya’da (Afrika), biri Japonya’da, biri Ürdün’de, biri

Suriye'de, biri Kanada’da, Biri Grönland'ta, biri Tunus’tadır (Afika).

Havana Eyaleti’nin (Küba) eski adı Abana’dır. Kimi dillerde (örneğin

Yunanca) Başkent Havananın adı bugün de Abanadır.

Elimizde Abana’ya ilişkin İkçağ’dan kalma (Korintos sütunu da

içinde) 4-5 mimarlık yapıtı ve Geç Bizans’tan kalma vaftiz teknesi var.

Ayrıca Kastamonu Müzesi’nde Hacıveli’den çıkma kanatlı at başı;

Yeşilyuva ve Çayırcık’tan testi, tas-tabak var.

1924 değişimi öncesinde Abana, Bozkurt, Yakaören ve

Çatalzeytin'de de azınlık var. 1900 dolayında doğanlar bu azınlıkları tanıyor.

Ama 1899 (H 1317) Kastamonu Salnamesi’ne bakarsak o yıl Abana’da

(Çatalzeytin ve Bozkurt'u da içine alan 84 muhtarlığın tümü) Rum ve Ermeni

yok (sayılanların tümü İslam). Anlaşılan buralarda oturan Rum ve Ermeniler

sayımlarda İnebolu’da gösteriliyor. Kıyıdan içerdeki azınlıklar daha önce

göçmüş olabilir. Örneğin, 1903 Göynükler doğumlu Hasan İnce, Köylerinde

yaşayan Ermenilerin torunlarıyla İstanbul'da karşılaşıyor.

1924 değişiminde İnebolu’dan Yunanistan’a 2.000 Pontuslu Rum

göçer.

Fatih, Trabzon Rum İmparatorluğu’nu ortadan kaldırdı (1461).

Sonrasında Gedik Ahmet Paşa Kırım’ı da alınca (1475) Karadeniz bir Türk

gölü durumuna geldi. Kıyılarımızdaki gemi geçişini güvence altına almak ve

Osmanlı Donanması’nın halat, sicim, kereste gibi birçok gereksinimini

sağlamak amacıyla Abana’ya da Türk denizciler yerleştirildi. Örneğin

Kırıkoğulları Abana’ya Kırım’dan geldi. O zaman Abana düzlüğü

oluşmadığından Yukarı Abana’ya doğru yerleşilir. Kendileriyle söyleştiğimiz

Aşağı Abana’da oturan yaşlıların çoğu, Yukarı Abana’dan taşındıklarını,

deniz azınca kıyıya savrulan suların Nuri Ahmet’in (Yeğin, 1887) dükkânının

5-6 metre yakınındaki çeşmeye dek geldiğini söylüyor. 1924 doğumlu Hayri

Aydemir, denizden gelen bu suyun köpüğünün ark içinde Paşa Çeşmesi’ne

(bugünkü akaryakıt istasyonu karşısı) dek dalgalandığını; 1940 doğumlu Nahit

Demirel bile, bu köpüğün Nuri Ahmet'in dükkânının önündeki çeşmeye dek

vardığını ve azgın denizin Ahçı Hüseyin’in (Özden, 1920) dükkânının

bahçesine (Yenicami’nin 15 metre güneyi) kum yığdığını belirtiyor.

100 yıl önce Abana önündeki düzlüğün eni (arkasına yaslandığı dağ

eteği ile deniz arası) yaklaşık 100 metreyken, Harmason’daki en az 400 yıllık

çınarların dağ eteğine uzaklığı 200 metredir. Ezine Çayı’nın Bayramgazi’ye

dek koy olduğu dönemde bile Harmason önünde küçük bir düzlük (dağ

eteğinden denize doğru boyu 300 metreye ulaşan bir yarımada) var. Bunun

nedeni, Harmason’da, çınarların 60 m kadar deniz yönünde, zamanla kumlar

altında kaybolan bir kayalığın varlığıdır.

1930-1960 yılları arasında Abana düzlüğünün büyümesi çok hızlandı.

Zaman zaman denizde topuk oluşur, topuk önce adaya, sonra da yarımadaya

dönüşürdü. Yarımadanın Çayağzı'ndan bugünkü liman yakınlarına dek ulaştığı

olur, kıyı gemicilerimizin işi zorlaşırdı. Sonra bu yarımadanın içi dolar ve

düzlük denize doğru genişlerdi. Bu oluşum hemen her yıl yaşanırdı.

Abana düzlüğünün hızlı büyümesinin başlıca nedeni, o dönemde

ormanların hızlı kesimi yüzündendir. Orman kesimi başlıca iki nedenle

hızlanmıştı: 1- Patates ekimi için ormanlıkların tarlaya dönüştürülmesi. 2-

Zonguldak kömür bölgesine maden direği sağlanması.

Yalnızca patates ve maden direği değildir neden. 2. Dünya Savaşı'nın

kıtlık yılları ve sonrasında her tür yiyecek yetiştirilmesi için ekilebilecek

yerler alabildiğine genişletildi. 1950'lerde başlayan yoğun göçler nedeniyle

köylerdeki tarlalar yeniden ormana dönüşmeye başladı. Abana içinde bile bu

oluşum yaşandı.

Ormanların kesilmesi sonucunda Ezine Çayı yalnızca kum-çalık-toprak

değil; kargalak (çay-deniz odunu) da taşırdı.

Abana Merkez'de oturanlar yakacağa para vermezdi. Ezine Çayı'nın

oluşturduğu sel, çok odun (ve taş- toprak) getirirdi Abana kıyılarına. Abana’nın

tek yakacağı kargalaktı. Çayın getirdiği selin ardından deniz kıyıları

kargalak dolardı. Herkes deniz kıyısına dolar, tonlarca kargalak tutardı. Eşek-

katır sırtında odun satan köylüler çok seyrek görünürdü. Abana içinde oturan

sıradan aileler 1970’lere dek odun satın almazdı (tuttukları kargalak yeterdi).

Bugün Abana düzlüğü büyümediği gibi, zaman zaman azgın

Karadeniz dalgalarının konutlara ve karayoluna zarar vermesi, düzlüğün

küçüldüğü izlenimini de veriyor. Bunun dedeni de, geçim nedeniyle köylerin

boşalması sonucu tarlaların yeniden ormana dönüşmesiyle yukardan kum-çakıl

gelmemesidir. Balıkçı barınağının yanlış yere yapılması, Bozkurt'un, çay

içine setler yapıp aşağıya kum-çakıl geçirmemesi de ayrı nedenlerdir.

Günümüzden 7.500 yıl önce Karadeniz bir göl durumundaydı ve deniz

düzeyi bugünkünden 170 m alçaktaydı. Abana önlerinde Karadeniz’e doğru 60

km’yi aşkın bir düzlük vardı. Buzulların hızlı erimesi sonucu çoğalan sular

Akdeniz'den Karadeniz'e doldu (İstanbul Boğazı açıldı) ve bu düzlük sular

altında kaldı. Bu duruma göre, Hacıveli açıklarında deniz altında bir yerleşim

yeri (kent) bulunduğu söylencesi güncelliğini koruyor (Hacıveli’de, denizden

çıkarılan büyük bir sütun var. Denizde böyle birçok sütunun görüldüğü

söyleniyor). Hacıveli açıklarında bir kentin bulunması Abana tarihi’ni en az

İÖ 6.000 yılından başlatacak.1951'e dek Harmason Konakören'e (Toza) bağlıydı.

Konakörenlilerin çoğu Abana ile değil, Yakaören (İlişi) ile işbirliği

içinde olmuştur. Büyük kereste tüccarı olan Konakörenli Musareisler'in

(Acenta Mehmet Ali Geriş'in atasoyu) Yakaören'in kalkınmasında büyük payı

var. 20. yy'ın başlarında Yakaören'deki bir okula da adları verilmiş (Musareis

İptidai Mektebi). Harmasonlu Nuri Ahmet (Yeğin, 1887) bile ilk dükkânını

Yakaören'de açmış. Bugün Bozkurt'ta bile işyeri bulunan Konakörenliler var

(örneğin Kotman soyadlılar).Kanakörenlilerin Abana'ya soğuk bakmalarının başlıca nedeni,

Abanalıların geçmişteki davranışlarından kaynaklanabilir. Yukarı Abanalıyı

bile çarşıya sokmak istemeyen Abanalının Konakörenliye hoşgörüyle bakması

düşünülemez. Ayrıca Konakören, Yakaören'e daha yakındır. Sel nedeniyle

Ezine Çayı'nın geçit vermemesi de ayrı bir nedendir (bugünkü köprü 1971'de

tamamlandı. Ondan önceki tahta köprüleri sık sık sel alırdı).

Abana’ya 1500’lü yıllarda geldiklerini varsaydığımız ilk Türk ailesi

Keşeplioğulları’nın Harmason’a değil de Abana ve Bozkurt’a

yerleşmelerini Harmason’daki azınlıkların varlığına bağlıyoruz. Ayrıca

Harmason’la Abana’nın arası uzaktır. Keşeplioğulları’nın Abana’daki evi

Paşa Çeşmesi’nin 150 metre güneybatısında, deniz kıyısındadır (o zaman

bugünkü akaryakıt istasyonunun yeri, Zeytinlik, sanayi çarşısı ve bugünkü

futbol alanı tümüyle denizdir). Keşeplioğulları’nın deniz kıyısındaki eviyle

Harmason arasındaki 1 km’ye yakın alan tümüyle denizdir. Harmason’a

karadan gitmek için Bozkurt yukarılarından dolaşmak gerekir. Fırtınalı

havalarda gemiler Kirse Kayası’na bağlanır.



1952’de Abana’nın (Çatalzeytin’le beraber) 74 köyü vardı.1954’te siyasal nedenlerle köy yapılan Abana, Anayasa Mahkemesi kararı sonucu 1967’de bucak; 1968’de de yeniden ilçe oldu. Bugün 10 köyü bulunan Abana İlçesi’nin 33 km2 alanı ve 7’si doğal kumsal olmak üzere 11

km uzunluğunda deniz kıyısı var. Abana İlçesi'nin en yüksek yeri 300 m'dir.


Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap


Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap


Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap

_________________
Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap

Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap

_____________________________________
Ya ver bana mihnetimce tâkat, Ya tâkatım olduğunca mihnet...


En son merso tarafından Sal Arl 11, 2007 1:24 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi.
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
hayal_t
Moderator
Moderator


Kayıt: Oct 10, 2006
Mesajlar: 15104


MesajTarih: Sal Arl 11, 2007 1:22 am    Mesaj konusu: Re: Abana Alıntıyla Cevap Gönder

Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap

Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap

Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap

_________________
Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap


Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
ebral_17
deneyimli
deneyimli


Kayıt: Mar 07, 2006
Mesajlar: 4736
Şehir: kayıplar şehrinden

MesajTarih: Sal Arl 11, 2007 10:00 am    Mesaj konusu: Re: Abana Alıntıyla Cevap Gönder

guzeldı canım
_________________
Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap



Senzizlik Diye Bir Şey yok Sen Hep Benimlesin Adının Olmadıgı Bır Sabahım Yok Çünkü Her An NEFESİMDESİN

EBRL__YGT
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Nevesta
Moderator
Moderator


Kayıt: Oct 15, 2005
Mesajlar: 6378
Şehir: İstanbul

MesajTarih: Çar Mar 12, 2008 1:41 pm    Mesaj konusu: Re: Abana - Kastamonu Alıntıyla Cevap Gönder

Bilgiler ve resimler harika,
resimlere bakınca tatile çok ihtiyacım olduğunu daha iyi anladım..
Ellerinize sağlık merso ve hayal_t
Razz
_________________
Babam, babam
Artık çok geç zaman.
Babam, babam
Kokun, gizli sevdam...


Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap


Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap



Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az 7 bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk doğanın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu sonra onlara alıştı; Onların oğlu oldu. Bir gün o doğa çocuğu, Doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu... Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
diyemedim
deneyimli
deneyimli


Kayıt: Jun 11, 2008
Mesajlar: 4272
Şehir: Kocaeli

MesajTarih: Pzr Ekm 05, 2008 11:27 am    Mesaj konusu: Re: Abana - Kastamonu Alıntıyla Cevap Gönder

o kadar yakınındayım yazları hiç fırsatım olmadı gitmeye
bir gün olur heralde Rolling Eyes
teşekkürler

_________________

Bir şiir yaşatır her şeyi yaşamın anlamı solduğunda
Ben yoluma devam ederim
Bitmemiş bir şiirin ortasında...

_________________
Onlar, delikanlı çağında, millet ve vatan aşkıyla ellerine silah aldılar. Hepsi birer ana kuzusuydu ama tüfek kuşanıp da, bölücü kurşunlarına karşı göğüslerini siper ederken arslan kesildiler. Damarlarındaki kan “deli” gibi akarken tek düşünceleri vardı: Bin yıllık Türk yurdunu bölmek isteyen gafillere karşı durmak! Albayrağın gölgesinde nöbet tutarken can verip şehitlik mertebesine eriştiler!!!
Resimleri ve Videoları Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir
Foruma üye ol veya giriş yap
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Türkiye ve Dünyadan Resimler,Bilgiler Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevap Tarih
Yeni mesaj yok Ilgaz Dağı - Kastamonu alcera Türkiye ve Dünyadan Resimler,Bilgiler 5 Pzr Ekm 07, 2007 4:03 am Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Islama(Kastamonu) neval Yemek Tarifleri 6 Çar Tem 18, 2007 2:12 pm Son gönderilen mesajlar



Cep Melodileri - E-Kart - Gazete Oku - Bandırma Haberleri - Komik Resimler - Firma Rehberi - Sevginehri
Sayfa - Flash Games - İdealsohbet - Dudak Payı - Özlü Sözler - Ah kalbim - Gulsehri - Sizin Siteniz
 

Firma Rehberi      Benim Blog        

Copyright © Aralık 2002 Webmaster - Reklam - Tasarım: Grafdico.Com

XML NEWS  XML FORUMS